Salt - Angelina Jolie

Salt, Anjelina Jolie hayranlarının tam istediği gibi bir film olmuş. Aksiyon filmlerinden hoşlanıyorsanız bu film tam size göre. Aksiyonsuz sahne yok. Her Amerikan filmlerinde olduğu gibi yine kötüler Ruslar (yada Almanlar oluyor). Filmi sonuna kadar izlettiren diğer bir konu ise kimin ne olduğu merakı. Sonuna kadar kim iyi kim kötü asıl ajan kim diye bakıyorsun. En havalı aksiyon sahnesi bence Even Salt’ın sona doğru elleri kelepçeli iken adamı boğarak öldürmesi. Daha doğru boynunu kırması. Kadın gerçekten aksiyonlu filmlere yakışıyor. Aşk filmlerinde bende artık düşünemiyorum.

Sonuç: Zamanın çabuk geçtiği sıkılmadan izlenebilecek bir film.

Cumartesi Tarifleri – Yalancı Baklava Tarifi

Bu tarifi Evimin Neşesi adlı blogta gördüm ve denedim. Tarifin ne eksiği ne fazlası var, aynen olduğu gibi yaptım ve inanılmaz lezzetli oldu. Hafif bir baklava tadı vardı sanki. Yapımı kolay ve çok leziz olan bu tatlıyı biz çok sevdik. Şu aralar tatlı ile aram olmadığı halde ben bile 3 tane yedim.Arşivimde bulunsun diye tarifi burayada ekliyorum.
MALZEMELER:
• 1s.b.sıvıyağ
• ½ s.b. su
• 1 s.b. fındık(kavrulmuş ve robotta toz gibi olmayacak şekilde çekilmiş)
• 1 kabartma tozu
• un
ŞERBETİ İÇİN:
• 2 ,5 s.b. şeker
• 3 s.b. su
• 3-4 damla limon
YAPILIŞI:
Tüm malzemelerden ele yapışmayacak bir hamur yapın.Yuvarlak şekil verin.Üzerleri kızarana dek pişirin.Fırından çıkan sıcak tatlıya sıcak şerbeti dökün.Tatlılar şerbetini çekince, tepside kalan fazla şerbeti dökün ki tatlılar çok yumuşamasın.

Evimin Neşesine bu güzel tarif için teşekkür ederim.

Özel bir paylaşım..


Aslında bu haberi birkaç zamandır twitter üzerinden paylaşmıştım. Hatta kendimi tutamayıp 1-2 blog arkadaşıma yorumlarımda bahsetmiştim.
Aralıkta anne oluyorum. : ) 3-4gün sonra tam 6 aylık (24.hafta) oluyorum.
Bu satırları yazmak bile heyecan veriyor.
19.Haftaya kadar erkek olan bebeğimizin cinsiyeti 20.haftada kız olarak kesinleşti. Demek ki doktorun erken bakmaması daha doğruymuş. Bizim dualarımız ve dileklerimiz her zaman sağlıklı olması ile sınırlıydı.
Şu ana kadar birkaç hediye dışında hiçbirşey almadık. Bayramdan sonra bebekle ilgili alışverişlerimize başlamak istiyoruz. İki taraf içinde ilk torun ve herkes bizden çok heyecanlı. : )
Artık kızımın tekmelerini elini koyduğunda babasıda hissedebiliyor. Onun gözlerindeki parıltıyı görmek benim için ise anlatılmaz bir mutluluk. 5 haftadır ise emin olmakla birlikte ben hissediyorum. Bununla ilgili bir sürü paylaşımlarım var ama bir dahaki sefere. Bende isteyen ve dileyen herkese aynı heyecanı ve mutluluğu yaşamalarını diliyorum. Allah hepimize sağlıklı,hayırlı evlatlar versin.
;)

İnternette pazarlama teknikleri & Kendi kumaşlarımı nerede basabilirim..

Burada fikirlerinizi sormuştum. Ve kesinlikle işin pazarlamada, kaliteli fotoğraflarda, tasarımın daha canlı ve güzel olmasından kaynaklandığını anladım. Mesela etekleri renkli çoraplarla daha canlı daha albenili sunmaları, verilen sempatik pozlar,duruş Bonnie & Buttermilk’in haklı başarısının nedenini gösteriyor. Birde markasahibi iki bayan mankenleri aratmıyor ve insan psikolojisi nede olsa sanki alıp giyince bende de böyle durucak / benide böyle göstericek sanıyor. Türk satış sitelerinde onlarca güzel örgü el emekleri görüyorum, ama ne yazık ki başta çekilen kalitesiz resimler herşeyi mahvediyor. Dikkat ederseniz etsy’deki örgü işleri ki onlarda bu kadar teknik yok (Türkan Şoray kirpiği diyorlar işte binbir türlü beceri gerektiren teknikler) ama düz örgü bir şalı 50 dolara satmayı başarıyorlar. Kısaca tavsiyem bu işe girmek isterseniz mutlaka aklınızda hep burada bahsettiğim iki şirket bulunsun.
Birde kendi tasarımlarını kumaşa basmak için en uygun kaynaklardan birinden bahsetmek istiyorum. Sizinde bildiğiniz, eklemek istedikleriniz varsa mutlaka yazın.
Bunlardan en çok rağbet gören (ve genelde kimse kaynağını göstermez :) ) ise spoonflower. Çünkü metre yani yard (1yard = 0,91metre) hesabı ile basım yapabiliyorsunuz. Tabii daha fazla aldıkça indirim yapıyorlar. Okuyun görüceksiniz. Umarım bu bilgilerin faydası olur. ;)

Cumartesi Tarifleri - Beyaz Çikolatalı Hurmalı Güllaç

Biz çok beğendik. Denemenizi tavsiye ederim. Kuvertür, fındık, hurma, şeker gibi malzemeler isteğe göre kullanılabilir.

(Burada erikle ilgili soru sormuştum. Fakat aynı gün erikleri biraz su ve şekerle kaynatıp harika doğal, ve az şekerli bir meyvesuyu elde etmiştim. Sağolsun Sevil arkadaşımın yorum olarak yazdığı tavsiyeyi uygulayacağım. )

Beyaz Çikolatalı Hurmalı Güllaç

2-3 Porsiyonluk

450-500ml süt
Bourbon Vanilya
2-3 Yemek Kaşığı Şeker (isteğe göre azaltılabiler veya çoğaltılabilir)
2-3 yaprak Güllaç
50 gr beyaz Kuvertür
Hurma
1,5 çay bardağı kavrulmuş ve iri dövülmüş fındık (cevizde olur)

Süt ve şeker ve kuvertür ocakta kaynayana kadar karıştırılarak pişirilir.
Kaynayınca ocaktan alınır, vanilya eklenip karıştırılır. Ardından ılımaya bırakılır.
Eğer isterseniz Hurmayı bizim gibi minik minik doğrayıp aralarına fındıkla serpiştirebilirsiniz. İsterseniz sadece üzerine süs olarak yerleştirebilirsiniz.

Güllaç yapraklarını ılık suda yumuşatıp istediğiniz kaba yerleştirin. Sonra hurma ve iri dövülmüş fındıkı serpiştirin ve sonuna kadar bu işlemi yaptıktan sonra en üste geriye kalan sütü dökün. Fındık ve hurma ile süsleyip güllacın sütü çekmesini bekleyin. Afiyet olsun

Bahçeden sebze meyve ..

İnternet satış, ürün pazarlama, tasarım ve pazarlama fikirleri başlıklı yazımdaki sorduğum soruyu kendim de cevaplayıp birkaç satırlık bir yazı hazırlamayacağım. Ve bu konuda, artı yardımcı olacak birçok kaynakla (mesela kumaş basımı en ucuz nerede yapılır vb.) ilgili yazılarda hazırlayacağım.

Fakat bu günlerde bahçemizin bize ihtiyacı olduğunu gördüm. Aslında uzun zamandır bu konuyu yazmak ve bahçe ile birlikte resimlemek istiyorum ama
şu makinayı alıp aşağıya inmeye bir türlü zaman ayırmadım. Ne zaman bahçede olsam elimde ya bir çaydanlık, meyve ve sebzeleri toplamak için sepet yada benzer birşey olur.
(Kiraz ağaçlarının ve elma ağaçlarını dalında beyaz çiçekleri ile resimlemek isterdim ama dedim ya bir türlü kısmet olmadı. )

Mesela Yaban mersini, Kuşüzümü, Ahududu, Ravent, Vişne ve Kirazları toplayalı çok oldu. Sanırsam Mayıs gibi başladık. Tüm meyveler reçel,komposto,marmelat yapıldı, konu komşuya eşe dosta dağıtıldı.
Bu sene özellikle kayınbabamın ektikleri çok bereketli çıktı gerçekten. O kadar yıl sonra emekli olunca bence yaşlılar için en güzel uğraşlardan biri bahçe işi.
Sanırsam 1 aydır kabak da oldu. Birçoğu çiçeklerinden dolma yapıyor ama bizde pek yapan ve bilen yok. Nedense kabak ve serada yetişen salatalıkların dikenleri benim elime batarken ailenin diğer fertleri hiç oralı olmadan tutup koparabiliyorlar. Çok mu nazlıyım ne?
Bu sene salatalıkların bazıları çok komik şekilde büyüdüler. Ayrıca fasulye sarmaşıkları da kaç zamandır dolu dolu. Domatesler daha yeşil ama arada tek tük kızaran çıkıyor. Havuç,patates çok bereketli olan diğer sebze ve meyvelere göre biraz daha nazlılar bu sene ama yinede eşe dosta bile verebildik.
Melisa, Nane, Kekik, ve özellikle Biberiye çok iyi yetiştiler. Kereviz,Maydonoz, Elma ağaçları (hem ekşi hem tatlı) ve Alabaşlarda aynı şekilde. Üzümlerde çok iyi gidiyor.
Fakat reyhan ve çileklerimiz bu sene biraz naz yaptı maalesef.
Evet birde marul ve akrabalarını unutuyordum. Birçok sebze & meyveyide bağış yaptık ama bizi, yedi kat yabancıyı bırakın bağış yaptığımız yer bile artık yeşillik/marul görmek istemiyordu :P Nasıl yetiştiler onlar öyle?!
Birde bizim Kara erik ağacımız varki bu sene meyvelerin ağırlığından dalları koptu. Reçel,taze Erik suyu, konu komşu, bağış eş dost derken hala birton var dalında. Reçelde çok oldu. Acaba komposto yapıp kavanozlarda saklayabilirmiyim? Ne kadar dayanır?

(Fotoğraf: Biraz önce bahçeden (temizlemeye başladığım) fasulye, komik salatalıklar  ,kabak, kızarmış domates ve yere düşen erikleri toplayıp geldim. Kavanozdaki: Erik reçeli)

İnternet satış, ürün pazarlama, tasarım ve pazarlama fikirleri



Size dawanda’da satış yapan iki markadan anlatmak istiyorum. Ve birde sorum olucak.
Daha doğrusu Almanya bazlı çalışan terzilik eğitimi alıp almadıklarını bilmediğim tasarımcılardan bahsetmek istiyorum.
İkiside kendi kumaşlarını kendi tasarımları ile bastırıyorlar.

En uygun fiyatı Amerika’da olan birkaç şirket var,siz çiziminizi yolluyorsunuz onlar 1metre bile olsa sizin çizim/tasarımınızı kumaşa basıp gönderiyorlar. Yani toptan almaya gerek yok. Bu sitelerden de bahsedeceğim başka bir yazımda.

İşte bu iki tasarımcı bilgisayarda, belliki Photoshop gibi programlarda hazırladıkları baskı kumaşlarla etek,penzei bluz, çanta gibi ürünler dikiyorlar. Fakat kendi baskıları dedikleri aslında tanınmış, 60-70’li yıllarda oldukça moda olan çizimlerin renk farklılığı ile basılmış hali.

2007’de satışa başlayan (tek bayan) LittleSubmite bugüne kadar yaklaşık 720 civarı ürün satmış.
Diğer tasarımcı (bunlar 2 kişi) Bonnie & Buttermilk Temmuz 2009’dan beri satış yapıyor ve yaklaşık 1779 ürün satmış.

Sizden ricam iki markanın sayfa ve ürünlerine bakmanız.

Benzeri tarzı (ki kopyalanmış denilebilir) ile 2 yıl sonra başlayıp yaklaşık 2,5 katı satış elde etmesinin sebepleri sizce ne veya nelerdir.

Eğer alıcı gözü ile bakarsanız mutlaka birkaç fark görüceksiniz. Peki siz olsanız hangi markadan alışveriş yapardınız?

         Littlesubmarine                     

Esinlenicek Harika Tasarımlar


Önümüzdeki günler, dawanda üzerinden satış yapan beğendiğim birkaç tasarımcının harika eserlerine yer vermek istiyorum.
Ben bu bahsedeceğimin çoğundan alışveriş yaptım ve sorun yaşamadım. Benim için çook büyük marka da olsa mağazadan alınan ürünlerden daha değerli bloglardan ve bu tür satış sitelerinden alışveriş yapmak.
Önce EtrangeOrchidee’den bahsetmek istiyorum. Kendisi Fransız olan ve terzilik eğitimi almış genç bayanın tasarımları ayrıca birçok bu işe merak salan veya evde yapmak isteyenlere esin kaynağı oluyor. Tabii birebir taklit yapmak yerine tasarımının teknik çalışması örnek alınıp kendinden birşeyler katarak kendi tarzını yaratmak önemlidir bence.

EtrangeOrchidee’nin beğendiğim birkaç tasarımını eklemek istiyorum. Tüm çalışmalarını kaynak altında verdiğim sayfasından bulabilirsiniz.
Kaynak

Cath Kidston'dan çantalar..

Cath Kidston iki yeni çanta çıkarmış ve bunu twitter’dan duyurmuş. Yine kendi tasarımı olan çiçek desenli çantaları ben çok beğendim..

Cumartesi Tarifleri - Zengin Kek (Kabaklı,Frambuazlı ve dahası)


Malzemesi:
290 gr.Un
250ml Sıvıyağ
½ Ç.b. Süt
1 Y.K. Sıvı Vanilya
350 gr. Şeker
4 Yumurta
1 Paket Kabartma Tozu
250 gr.Kabak (kabukları soyulmuş,rendelinmiş)
1 bardak Dondurulmuş Frambuaz
120 gr. Kavrulmuş Ceviz veya Fındık
2 Ç.k. Tarçın
1 Ç.k. Muskat rendesi
1 Ç.k. Zencefil Tozu/rendesi

Şurubu:
½ çay kaşığı kaynar su
1 ç.k. şeker

Üzerine:
½ ç.b. Pudra şekeri, birkaç damla limon suyu

Fırını 180 dereceye alıp ceviz veya fındıkları tepsiye atıp fırına verelim.
10 dakika sonra fırından alıp soğumaya bırakalım.
Bir kaba Unu,Kabartma Tozunu, toz baharatları eleyelim.
Sıvı malzemelere geçmeden önce mutfak robotunda un gibi inceltelim.
Şekeri ve yumurtayı bir kaba alıp mikserle 3 dakika kadar, karışım beyaz olana kadar çırpalım.
Ardından sıvıyağı ekleyip devam çırpalım.
Azar azar unu ve sütü ekleyip çırpmaya devam edelim. En son kabak rendesini ekleyip spatula veya tahta kaşıkla karıştıralım,ardından dondurulmuş frambuazı ekleyelim ve son kez tahta kaşıkla karıştırıp yağlanmış kaba dökelim. 180 derece fırında yaklaşık 40 dakika pişirelim. (Kürdanı batırıp pişip pişmediğin-i kontrol edin. Pişme süresi fırına göre azalabilir/uzayabilir.)
Ben 25 dakika sonra üzeri kızarınca altını 165 dereceye alıp içinin iyice pişmesini sağladım.
Fırından çıkan sıcak keke kürdanla delip fırçayla soğumuş olan şurubun yarısından sürelim.
Kek soğuyunca ters çevirip bir tabağa alalım ve aynı şekilde üzerini kürdanla delip geriye kalan şurubu fırça yardımı ile kekin her tarafına sürelim.
Pudraşekeri birkaç damla limonla sos haline getirilir ve yine fırça yardımı ile kekin üzerine dökülür.
Sıcak iken tadı ayrı güzel bir gün bekledikten sonra ayrı güzel.
Folyoya sardığımız kek 3-4gün lezzetini kaybetmeden afiyetle yenilebilir.
Malzeme o kadar çok ve bereketliki, yarım tarifide yapsanız yeter.

Afiyet olsun

Kendi kumaşını tasarla

Şimdi bu sayfaya giriyorsun, bilgisayarından kumaşın üzerine basılmasını istediğin resimi yüklüyorsun. Rengini açık koyu ve buna benzer layoutları gönlüne göre ayarlıyorsun. Kumaşın kalitesini seçiyor ve siparişi veriyorsun.
Fiyatı bedeli Amy Butler gibi kumaş tasarımcıların fiyatları ile eşit denilebilir. Ucuz değil. Sonuçta toptan üretim de değil,sadece sana ait senin eserin olan birşey.  ;)

Dawanda nedir? Dawanda & Paypal kullanımı ..

Etsy’den o kadar bahsetmişken Dawanda’yı es geçmek olmaz. Merkezi Almanya olan Etsy’nin benzeri Dawanda sitesi Almanca,İngilizce ve Fransızca olmak üzere üç dilde satış ve alışveriş imkanı sunuyor. Tasarımcılar başta Almanya, İngiltere Polonya / Doğu ülkeleri ve Fransa gibi bir çok ülkelerden kendine has ve el emeği tasarımları satışa sunuyorlar. Sitenin üç dilde yayınlanması ile büyük bir avantaj sağlayan sitenin alıcılarına dünyanın her yerinden rastlamak mümkün.

Etsy’ye nazaran satış yapmak için kredi kartı gerekmiyor. Banka hesabınızı vermeniz yeterli. Beğendiğiniz bir ürüne sahip olmak için üye olmanız ve 99% tasarımcının çalıştığı Paypal’de hesabınız olması yeterli.
Gerekli olan bütün bilgiler ürün sayfasında mevcut. Soru sormak istiyorsanız tasarımcıya mesaj atıyorsunuz. Herhangi bir sorun olursa Dawanda yetkilileri oldukça hızlı ve sevimli bir mesajla size geri dönüyor ve beklemeden sorunu çözmek için yardımcı oluyorlar. Yani tam bir alman bürokrasisi = dakik ve disiplinli.
Ben şimdiye kadar hiç sorun yaşamadım. Site hakkında sorularımı bulamayınca daha fazla aramak yerine mesaj yoluyla öğrenmeyide tercih ettim. (Çok tembelim bazen)

Paypal zaten ayrı bir güvence. Yani param gitti diye korkmanıza gerek yok. Kimse yatırdığınız parayı yok almadım diyemez. Kimse parayı alıpda aa ben ürünü yollamıştımda diyemez. Bunu Paypal’e (Paypal Türkiye) bildirdiğiniz an satıcı ürünü postaya verdiğine dair ispatlamak zorunda. Aksi taktirde para hesabınıza geri yatıyor. Kısaca herşey oldukça güvenli.
Ürün sahibi olarak kimse kötü not almak istemediği için , ve Dawanda kimsenin peşini bırakmadığı ve zaten bunlara gerek kalmadan için gönül rahatlığı ile alışveriş yapabilirsiniz.
Gerçekten hoş ve ilginç tasarımlara bakarken mutlu olabilir,eğlenebilir, zamanın nasıl geçtiğini anlamayabilirsiniz ;)


Cumartesi Tarifleri: Tibet Usülü Patates Kavurması



Televizyonda Tibet hakkında belgesel gösterilirken eşim mutfakta ‘bayılacaksın’ dediği bu yemeği yapıyordu. Ayrıca Uzakdoğuya özgün baharatları kullanmıştı. Bende ‘eşimin yemeği’ gibi adlandırmak yerine bu ismi daha uygun buldum. Birde kendisi Buddha gibi sakin ve sabırlı olduğu için belki..
Bu yemeği sonrasında değiştirerek kendine özgünleştirmiş ve bana önce belki burun kıvırırım diye malzemeleri vermemişti. Tadına bakıp ‘bunu haftada bir yapmalısın’, diyince tarifi öğrenip paylaşmak istedim. Ailenize ve misafirlerinize yapacağınız en iyi patates tariflerinden biri olucaktır.
Malzemeler:
1 kilo Patates
2-3 Yemek kaşığı sıvıyağ
3 Çay kaşığı toz Zerdeçal
3 Yemek kaşığı Sambal Oelek (Uzakdoğu malzemeleri satan marketlerde bulabilirsiniz. Yoksa biber ve domates salçası,tuz, toz kırmızı biber karışımıda kullanabilirsiniz)
1,5 bardak (300ml Yoğurt)
Tuz
Hazırlanışı:
Patatesler tuzlu suda, hafif yumuşayana fakat tam pişmemiş olarak haşlanır. Bu papatesin büyüklüğü & ocağa göre değişir. Biz yaklaşık 12 dakika kaynattık.
Patateslerin suyu süzülür,kabukları soyulup dilimlenir. (Daha çabuk olsun diyorsanız patateslerin kabuklarını haşlamadan soyun)
Fırın 180 dereceye açılır.
Genişçe bir tavada önce yağı ısıtıp geriye kalan diğer malzemeleri ekleyip karıştırılır. Kapağı açık yaklaşık 3-4 dakika kaynatılır. Bu karışıma patatesler eklenip sosa bulanana kadar birkaç defa karıştırılır. Tavadadaki patatesli karışım tepsiye dökülüp 180 derece fırında yaklaşık 35-40 dakika pişirilir. Resimde göründüğü gibi sos katılaşıp patatesler yumuşayınca hazır demektir.
Biz yanına Azeri Pilavı yaptık. Afiyet olsun.. ;)

Birazda sinema konuşalım..

Sıkı bir sinema takipçisi olduğumu twitter ve facebookdan takip edenler bilir. Fakat burada uzun süre hiç birşey yazmadığımı farkettim ve en son izlediğimiz iki filmden anlatarak bu açığı biraz kapatmak istiyorum. Bahsedeceğim iki filmden biri muhteşem, diğeri ise çöpe at gitsin.

Inception : Facebook'ta bu film hakkında yazdıklarımı aynen aktarıyorum ve tekrar mutlaka izleyin diye ekliyorum ;)
Sonunda izlenmeye deger bir film çıktı. Hayal gücü geniş harika bir senaryo, (benim gibi severseniz) harika special effectler, sıkılmadan son ana kadar heyecanla izleyebileceğiniz bir film. Hollywood son yıllarda öyle boş veya yapımlar çıkarıyordu ki, artı ne versek yersiniz gibi eski filmleri yeniden uyarlamaları sürekli aynı yemeği tekrar ve tekrar pişirip önümüze koyar gibi hissediyordu insan. Harika bir fikir, harika effectler /yönetmen ve oyuncuların performansı. Gerçekten İŞTE BU! dediğim ve kesinlikle tavsiye edeceğim bir film. Küçük bir cola ve küçük paket patlamış mısır yeterli olacak çünkü heyecandan yemeye fırsat olmayabilir ;)

(baksanıza resim bile imitasyon)
Kiss & Kill Ashton Kutcher ve Katherine Heigl'in başrollerini paylaştığı bu film tam bir ucuz Mr & Mrs Smith'in imitasyonu. Senaryo o kadar kötü ki, önceden çıkmayı bile düşündüm. Gerçekten tamamen zaman kaybı kesinlikle gidip vaktinizi farklı değerlendirmenizi öneririm.

Yaza yakışan takılar

Uzun zaman oldu uğramayalı. Yoğun demek geçen zaman içerisindeki vakitsizliği anlatmaya yetmiyor sanki. Şu anda biraz daha rahatız. 
Etsy'de sevdiğim tasarımcının resimdeki takıları dikkatimi çekti. Bana yazı, denizi, sahili hatıtlattı ve paylaşmak istedim.
Bizde yakında gidiyoruz. Buna çok ihtiyacımız var, ve dört gözle bekliyoruz. Umarım herkes huzurlu ve keyifli bir yaz geçiriyordur ;)