Çocuk Odası Fikirleri

(Kaynak
Merhaba ;) 
Şu anda kızım uyurken bende çocuk odası tasarımlarına bakıyordum nette, ve birkaç tanesini paylaşmak istedim. Bazı güler, bazılarının hayalgücüne bayıldım (yukarıda ki resim) bazılarını da çok abartılı buldum :)) göz yoruyor bence. Neyse .. devam edelim ;)


Siz hangisini veya hangilerini beğendiniz? Bakalım kızımın zevki nasıl olucak :) Umarım bizim gibi doğal ve pastel renkleri sever. :)

Dikiş Projesi: Kızıma Elbise / Tunik diktim

Ilk defa burada denediğim elbise aplikasyonu tekrar  denedim ve bence ilkinde biraz daha iyi oldu.
Yine burada bahsettiğim şekilde yaptım. Açıkçası ne yapacağımı bilmiyordum, kumaşları
yanyana koyarak, hangi kumaş hangisine uyar diyerek böyle birşey oluştu.
Sonunda bu elbiseyi yaptım. İleride tunik olarak giyebilecek. Hem yazın hemde kışın ^_^ yani kullanışlı ve büyüsede uzun süre giyebileceği bir kıyafet.
Elimde cep telefonu veya fotoğraf makinası görmesin hemen kaçıyor. :) Yerdeki yaprak dikkatini çekti ve bu sayede biraz olsun  resim çekebildim.
Herkese huzurlu ve mutlu bir haftasonu diliyorum. ;)

Yeni dikiş Projelerim, Vintage Dikiş dergilerim

Bu arada herkes tatilde olduğu için ebay sinek avlıyor. Bende bu güzel dergi ve kalıpları öldüm fiyatına aldım! Kargo dahil tam tamına 4 TL 'ye! 
Dergiler biraz yıpranmış ama olsun, yinede yaşına (1953) rağmen çok iyi! 
Ve iki gündür kızımın kendi başına oynadığı araları fırsat bilip dikiş makinamın başına oturdum. Dün bu ' LoVe' yazısını ve
Dergilerden esinlendiğim bu elbiseyi yaptım. 
Bunları nasıl yapıyorum: Öncelikle kurşun/tükenmez kalemle, herhangi bir yardım/çizim kullanmadan elimle çizdim. Yıkanacağı ve zaten üzerinden geçtiğim için kalemle çiziyorum. Ben böyle yapıyorum. Kendim için en rahat yöntem bu. Önceden de yazmıştım, berbat yazımın tersine iyi resim çizerim, portre vb  çizerim, bu da dergiye bakarken ortaya çıktı. Yalnız kumaş üzerine hata yapmadan çizmek sorun değil de, yüzünü dikemedim. Bu normal dikiş ayağı ile olmadı, birde tecrübe lazım. İşte böyle.. Herkese huzurlu güzel bir gün diliyorum ;)

Alışverişim ve Tasarım fikirleri

Merhaba ;)
Bu güneşin batışı, doğuşu, yansıması kısaca güneşi çok seviyorum. Bu güzel Fırın Bezlerini buradan aldım. Bayılıyorum böyle harikalar yaratan gizli etsy/dawanda tasarımcılarına. Bunlar genelde ev hanımları, anneler, büyükanneler vb. yapıyor.. 
Beni takip edenler bilir tığ işi ve örgüye bayılmama rağmen kendim yapmayı sevemiyorum.
Bunların benzerine siz de sahip olabilirsiniz, veya elinizden geliyorsa yapabilirsiniz. 
Sonra mutfağınızı bunlarla süsleyebilir, ve baktıkça mutlu olabilirsiniz :)
Birde kullanmak için benim gibi elmalı kek yapıp fırından çıkarıp miss kokusunu da içinize çekip
hem gözünüzü hem gönlünüzün komşusu midenizi şenlendirebilirsiniz ;)
Birde değişik fikirler arayanlara da ilham olsun ;)
Daha fazlası burada: tık tık...

Bir dikiş Projesi ve Hikayesi

Burada bahsettiğim ve ama bir türlü başına oturamadığım projem sonunda bitti. Bu aralar herkesin yazlıkta olması sebebi ile kızımın düzeni ve dengesi değişti maalesef.
Özellikle büyükannelerin, dedenin, ve neredeyse hergün oynadığı kuzen çocuklarının bir anda olmaması kızımı çok etkiledi. İki sokak öteden bile arabayla geçince 'nenne / dede' diyor.
Çok üzülüyorum, ama yapacak birşey yok şu anda. Bende onu mutlu etmek için sürekli onunla ilgileniyorum. Parklara, çocuklu buluşmalara gidiyorum. Dikişe,kendime zamanım kalmıyor. Birde bu huzursuzlukla uykuya direniyor. Odasında büyük bir koltuk var uyuyuncaya kadar yanına uzanıyorum. Uyuduktan sonra yatağına koyuyorum.
Önceden kendisi uyuyordu..Acaba bizde bırakıp gideriz diye mi korkuyor.. :(( Çocuk tatili veya mecburi gitmeleri anlamıyor. Neden beni bırakıp gittiler diye düşünüyor. Ve bu durum birkaç hafta ve birkaç ay daha devam edebilir. Psikilog arkadaşım daha anlayışlı daha ilgili olmamızı söyledi. Zaten insan bazı şeyleri anladıktan sonra kesinlikle sabırlı ve anlayışlı oluyor. Ama çok üzülüyorum ya..
Bu yüzden uzun zamandır dikiş makinemin başına oturmamıştım. Fakat dün eşim de evde olunca baba kız gezmeye gittiler, bende hemen makinemin başına geçtim..
Kızıma çamaşır sepeti diktim. Çamaşırlarını değiştirirken artık hop kirli çamaşırları çamaşır 'çantasına' atıyorum. :)
 Elimi çabuk tuttum, yani aşklarım eve dönmeden bitsin istedim. 
Kızımla neler yaptğımızı önümüzdeki günlerde anlatacağım. Sıkılmaya vakti kalmıyor. Ara sıra üzülüyor ama bunu minimuma indirmek için elimizden geleni yapıyoruz. İşte kalabalık bir ailede büyümenin dezavantajları da bu maalesef... Ama babamızın yoğun işleri yüzünden biz gidemiyoruz bu yaz. İşte böyle.. Umarım sizlerde iyisinizdir ;)

Önemli bir Duyuru


Ben bu yazıyı bire bir Deli Anne'nin blogundan aldım. İnanın ne yazacağımı bilemiyorum. Yaşadığınız ülkede, şehirde gidip kayıdınızı yaptırın. Bir kan vermek can almıyor, ama belki birine bir gün can verebiliyor. Bunun dışında dua edin ne olur. Allah hepimizin evladını, hepimizin kuzusunu bağışlasın. 

...

Gamze Anne & Ömer Bebek & Defne Bebek

by Deli Anne on 18/07/2012

Gamze Anne‘yi çoğumuz biliyoruz, Lösemi ile mücadele eden, savaşçı anne: Atakan’ın annesi hani. Uzun zamandır durumundan bahsetmek istiyordum ama hem kendi karışıklığımdan ve hem de zaten Gamze’ye ait blog ve Facebook grubundan durumu takip ediliyor diye çekinik duruyordum bu konudan. Gene de yazmam gerekliydi aslında, çünkü ara sıra bana soranlar oluyordu Gamze’nin halini, ahvalini.
Bildiğim kadarını yazayım: Gamze Anne için birçoğunuzun bildiği gibi ilik bulundu. Hem de ta İtalya’dan. İtalya’dan bir ilik donörü gönüllüsü iliğini verdi ve Gamze’ye ilik nakli yapıldı. Ve dün öğrendiğim kadarıyla hastaneden eve çıkmış Gamze. Atakan’ın yanında değil henüz ama ümitliyim yakında kavuşacak oğluna; hem de ayrılmamacasına (inşaallah!)
Bu evreleri yazması çok kolay; hepi topu iki cümle ama Gamze Anne, eşi Emrah Bey, babası İbrahim bey, annesi, ve oğlu; Gamze’nin canı Atakan’a sormalı bir de… İnşallah bu sıkıntılar son olur hepsi için ve bu hikaye mutlu sonla sonlanmaz da devamlı olur.
Gelelim Ömer Bebeğe: Ömer bebekcik de gene birçoğunuzun bildiği gibi yoğun bakımdaydı. Üstüne düşen televizyonla boynunda ve başında çatlaklar vardı. Şimdi şükürler olsun çok daha iyi Ömer bebek. Evine döndü, kalktı, yürüyebiliyor.
Ve şimdi son mesele: Defne Bebeğe dair bir posta aldım bugün. Defne bebek de Lösemi hastası. 2. kez nükseden hastalığı ile acil ilik nakline ihtiyacı var. 2 yaşında henüz Defne Bebek. Mini minicik daha:(
Bu kez tersine aldığım bu haber beni de ters etti gene. Öncesinde hasta anne, bekleyen çocuk. Şimdi hasta çocuk ve bekleyen çok bekleyen bir anne.
Duymayan, bilmeyen kaldı mı bilmem ama ben tüm bilgileri gene vereceğim buradan. Defne bebeğin babası Metin Bey’den gelen mektubu da, diğer tüm bilgileri de ekliyorum. İlik bekleyen herkes için yine, yeniden yazmakta fayda var. Detaylar için Defne Bebek ve ilik bekleyen herkes için Facebook etkinliğine tıklayabilirsiniz.
Bir de elbette dualar, duaya çok ihtiyaç var.
Baba Metin Kurşun’un Mektubu:
KEMİK İLİĞİ ARIYORUZ
Merhaba ;
2 yaşında ki kızımız Defne için ilik arıyoruz.
Tarih ; 11 Mart 2011. Küçük kızımız Defne ‘nin rahatsızlanması sonucu doktora gittik. Bir takım test ve tetkiklerden sonra, doktorumuz teşhisin Mix Infant Lösemi (Kan kanseri) olduğunu söyledi. Doktorumuzun bu hastalıklar ile ilgili, kurtulma şansının tüm faktörler göz önünde bulununca %15 olduğunu belirtince yıkıldık. İlk günler gerçekten çok zordu . Travmayı atlatabilmek bir yana geçen her saniye aleyhimize işliyordu. Bu illetin neden bizim başımıza geldiğini anlamaya çalıştıkça daha çok acı çekiyorduk. En önemlisi de sebebini bilemediğimiz bir hastalıkla nasıl başa çıkabileceğimizi bile bilemiyorduk.
Defne ; Şişli Etfal Çocuk Hastanesinde kemoterapi bloklarına hemen başladı 2011 Kasım ayına geldiğimizde doktorumuz Defne ‘nin iyi bir yola girdiğini ve idame (koruyucu) tedaviye başlayacağını söyledi. O an ki mutluluk inanılmazdı. İçimizde ki umut parçaları ile bu uzun ve zor yolda emeklemeye devam ettik.
Mayıs 2012 ayında Defne ‘nin ani rahatsızlığı ile tekrar hastaneye gittiğimizde maalesef doktorumuz hastalığın nüks (erken relaps) ettiğini belirtti. Bu ikinci yıkılışımız oldu. Defne sadece 6 ay dayanabilmişti . Bu illet hastalık ile bir kez daha savaşmak durumundayız. Doktorumuz kemoterapinin devam edeceğini ama bu arada muhakkak uygun ilik bulunması gerektiğini belirtti. Benim , eşimin ve büyük kızımız Zeynep’ in ilikleri uygun olmadı. Diğer akrabalara bakılıyor ama henüz bir sonuç yok.
Türkiye ‘de Defne gibi ilik bekleyen yüzlerce hasta mevcut. Maalesef kemik iliği doku tiplendirmesi ile ilgili ilik bankasında çok fazla veri yok. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kemik İliği Bankası bu konuda en yetkin organizasyona sahip kurum. http://www.istanbul.edu.tr/itf/index.php?option=com_content&view=article&id=885&Itemid=174
Maalesef Löseminin tam sebebi bilinmediği için etkin bir tedavisi yok. Bu hastalık herkesin ,her bebeğin veya çocuğun başına gelebilir.
Unutmayın ! Bir tüp kan ile bir can kurtarabilirsiniz .
Kan vermekten korkmayın. İlik vücudumuzda bir fabrikada üretilir gibi her gün yeniden üretilir ve tükenmez. İlik nakli acı veren bir şey değildir. Vericiler bir hastaya kan verir gibi iliğini verebilir. Vericiler hemen normal yaşantısına dönebilir. Lütfen korkmayın, üşenmeyin, ertelemeyin… Defne’ ye ve Defne gibi bir çok ilik nakli bekleyen hastaya bir şans verin. Unutmayın bugün bizim başımıza gelen yarın sizin de başınıza gelebilir.
Eğer gönüllü olmak isterseniz Kemik iliği Verici Rehberi (ek2) ‘ni okuyunuz ve bizlerle irtibata geçiniz. Aklınıza gelen her türlü sorularınız için 7/24 aşağıda ki telefondan veya mail adresinden ulaşabilirsiniz.
Saygılarımla,
Metin KURŞUN
532 508 65 07
metinkursun@yahoo.com

_ HER GÜN 20 KİŞİ KAN VEREBİLİYOR, İMKANLAR KISITLI LÜTFEN ARAMADAN HAREKET ETMEYİN..
_ BİR AN ÖNCE ÇAPA KEMİK İLİĞİ BANKASINA GİDİLEREK BİR TÜP KAN BAĞIŞINDA BULUNARAK HEM DEFNEMİZE HEMDE İLİK NAKLİ BEKLEYEN BİNLERCE HASTAYA DONÖR OLABİLMEKTİR.GİDECEK OLANLAR GİDECEĞİ GÜNLERİNİ BU SAYFADA PAYLAŞSIN Kİ BİR GÜNDE 20′DEN FAZLA KİŞİNİN GİTMESİNİ ENGELLEMİŞ OLALIM.
_ 2 AY İÇERİSİNDE 7/24 kan verebilirsiniz.. eğer mesai saatinde giderseniz ÇAPA KEMİK İLİĞİ BANKASINDA veriyorsunuz.. mesai saati dışında giderseniz FAKÜLTE İÇİNDEKİ KAN MERKEZİNE gidip “kemik iliği bağışcısı olmak istiyorum” deyip gene bir tüp kan verebilirsiniz…

ek2 – kemik iliği bilgilendirme formu (2)
ek1 – kemik iliği kök hücre bağıs formu

Burda Dergisi Ağustos 2012 Sayısı

Labneli Çilekli hafif lezzet ve H&M Alışverişi

Bugün dikişle ilgili yeni haberlerim yok, bu fotoğraflarla beni affedermisiniz?
Evet diyorsanız o zaman buyrun devam edelim.
Mesela bu ilk resim kızımla öğleden önce zeytinyağlı biber dolması yaparken :)) Kaşığı beraber tutup dikkatle dolmaları doldurduk. Birazda tadına baktı ama sert pirinci sevmedi..
Babasının veya benim terliklerimle geziyor, kolyelerimi elinde gezdirip bazen boynuna takıyor, bazen koynuna saklıyor :)
Üzerindeki Tatlı T-shirt'ü H&M' den, indirimden almıştım, 1 paket sakız fiyatına :)
Şu anda bizim burada ki H&M'de inanılmaz indirimler var. 
Kızımın doğumgününden kalma hediye kartlarını hala böyle indirimlerde kullanıyoruz.
Gerçi H&M'de herzaman cici şeyler var :) Yani dükkan senin deseler hayır demem.
Kızımı bu yazımdan 1 saat önce yani 8 gibi yatağa koydum. Ayaklarımı şimdi uzattım. 
Birde birkaç görüşmelerim vardı, kumaşlarımla ilgili, heyecanlı görüşmeler... Sonra kuzumu eğlendirmek için gezmeler,derken bu aralar bize yani yarımla bana kalan
...bu oluyor. 2-3 Akşamdır Labne,Yoğurt, biraz şekeri karıştırıyoruz. Sonra taze çilekleri yıkayıp dilimledikten sonra labne karışımına ekleyip tarçınla süsleyip yiyiyoruz. 

Bu bir nevi ödül, birazda yorgunluk atma diyebilirmiyiz?
Ve yine herşey için şükredip, herkese sağlıklı, huzurlu ve keyifli akşamlar diliyoruz.

Günlerden Güneş

Biz eşimle onu dinlemeyi çok seviyorduk , şimdi seven 3 kişi olduk. :)
Arabada kocaman bir arşivimiz var. Eskileri daha çok seviyoruz. Mesela 90'lara ait, hatta bizim çocukluğumuza ait Sezen Aksu şarkılarını.. Neyse..3. kişi yani kuzumla bugün öğleden önce arabaya atlayıp yollara düştük.Ilık ılık esen rüzgarın eşliğinde güzel havanın tadını çıkardık.
Önce postaneye uğradık, paketlerimizi verdik.
Sonra bir arkadaşımızla buluşup sohbet ettik..
Hatta Pazar günü bize kahvaltıya gelmişlerdi, ama anlatacaklarımız yarım kalmıştı. Çünkü 3 neşeli çocuk ve 2 kahkahalarından sohbetlerimizin gölgede kaldığı eşler vardı :)
Sonra eve döndük.  Yine sağlık için, huzur için, şükrettik.. İnsan karşısına çıkan masmavi bir gökyüzü için bile şükretmeli...
Dün ne dikebilirim diye tekrar düşündüm, kafamda şöyle bir evin içinde dolaştım. Sonunda kızımın odasına ihtiyacı olan birşeyi dikmeye karar verdim. Ve gece kumaşlarda karar kılıp ütüledim. Bugün zamanım olmadı, ama yarın başlamayı planlıyorum. Planlarım bozulmazsa tabii :)
Herkese keyifli ve huzurlu bir akşam diliyorum ;)