Elbiseyi kazanan Melek

Burada yapılan çekilişi kazanan meleği sizinle paylaşmak istedim..
Nasıl da yakışmış değil mi? Güzel günlerde kullansın küçük prenses ;)

Amsterdam & Belçika- Lüttich- 2



Amsterdam´ın bir merkezi var ve diğer sokakları etrafında daire gibi düşünün. 
Su kanallarının etrafında ki evlerin güzelliği büyülüyor..
Eski mimari evleri tüm şehirde görmek mümkün.. Bende bu tür evleri çok sevdiğim için fotoğraflar bundan ibaret diyebilirim.. :)
Ta taaam: Güllüoğlu! Ben Karaköy Güllüoğlu'nun baklavalarına bayılırım. Amsterdam'ın işlek caddelerinden birinde Güllüoğlunu görmek beni gerçekten gururlandırdı.. Tadı Karaköy'deki gibi olmasada, onun verdiği heyecan başkaydı.. ;)
 Ara ara burnumuza acaip bir koku geliyordu. Bunu sorduğumuz biri şaşkınlıka 'Esrar Cafe' lerinden geldiğini söyledi ve hemen ara sokakta duran Cafe'yi bize gösterdi. Şaşkınlığı bizim kokuyu tanımadığımız için miydi, yoksa Cafe'leri bilmediğimizden mi bilinmez.. :)
Burada kaç tane H&M gördük inanın saymadım..
Amsterdam gerçekten bir daire gibi, ve bu sokaklarından birinde özellikle hediyelik eşyalar satan mağazalarla dolu... Anahtarlıktan tutun bebek bodylerine kadar...
 Müsli, Cookies ve çikolatalı Frozen Yoghurt yemeden olmazdı. Evde de yapmanız mümkün, biz sık yaparız. Ev yapımı ekşimsi yoğurda damak zevkinize göre pudra şekeri karıştırıp buzluğa atın.Yarım saatte bir çıkarıp karıştırın. 2 -3 saat sonra dışarıda satılandan daha lezzetli dondurulmuş Yoğurdunuz olur. Birde yoğurt ne kadar ekşi olursa o kadar lezzetli olur. İçine evde ne varsa, mesela meyve, kurabiye, çikolata parçacıkları ekleyip yiyin. 
Dam Square (En işlek Caddesi)
Burada en çok dikkatimi çeken ise Avrupa'nın diğer ülkerine nazaran daha çok genç nesil görmek mümkün. Özellikle Almanya başlı başına yaşlılar yurdu gibi :/
Caddeler daha kalabalık ve daha cıvıl cıvıl. İnsanla rahat, vegan restoranlardankafa çekenlerden, entellerden, her türlü cafeler var. Herşey çok güvenli ve sokaklar dolu.
Gelelilim Belçika'ya:
Kısaca: Mimarisi güzel yapılar var, yeşil alan neredeyse yok, sokaklar boş, waffle ve çikolataları lezzetli. Bu arada dünyanın en kaliteli praline/trufflarında yer alan fındıklar Türkiye'den geliyor, bu bilgiyi de unutmadan, gururla paylaşmak istiyorum ;)
Birde buralarda Fransa dışında gittiğimiz her ülkede bir patates sevdası var ki, sormayın.
Hollanda,Almanya ve Belçika tam bir patates canavarı ülkesi. Bizde dönerci,kebapcı oralarda her köşe başı patatesçi. 
Şimdilik bu kadar. Kısası ve özü bu.. ;)
Ve yine yazmak istiyorum, ülkemiz cennet gibi, güzeli yok bu Avrupa'da.. 
 Üzerimden yorgunluğu atıp, işleri bitirip kısa zamanda dönmek dileğiyle.. ;)

♡ ♡ ♡ Mutlu Bayramlar ♡ ♡ ♡

Herkese sağlıklı, mutlu, kalabalık bir bayram dileriz.. ;)

Amsterdam & Venlo Seyahati - 1

Fazla yazmak yerine bol bol fotoğraf paylaşmak istiyorum. 
Amsterdam' da daha çok Çin malı satılan bir Pazar' ın yan sokağında bunu gördüm ve bu vintage mutfak aletleri tam benlik dedim..
Hollanda' da masal tadında güzel evleri sevdim..,
Dar sokakları..cana yakın yaşlılarını ..,
Geniş camlı evlerini gördüm..
Patatesle Çıtır tavuk sosislerini denedim...
 Şunu mutlaka söylemek istiyorum: Ne olursa olsun bu ülkeleri gözünüzde fazla büyütmeyin, gidemiyorum diye üzülmeyin. Yani gidip görülmezse de kaybedilecek birşey yok. 
......
 Amsterdam tam bir Bisiklet Cenneti. 
Arabadan çok bisikletli var yollarda. İnsanlar cana yakın. Kadın Polisler'den gözümü alamadım. Hepsi mi bu kadar güzel olur dedim içimden :) Manken mi, Polis mi emin olamadım.
Birde unutmadan:
Venlo - Amsterdam yol boyunca inekler görebilirsiniz. Hollanda resmen İnek dolu :)) Hepsi çayıra yayılmış yoldan geçen arabaları izliyorlar.. Öyle böyle değil, saatlerce inek görüyorsunuz yolun sağında solunda :)
Dediğim gibi, bizim ülkenin doğası, mimarisi, herşeyi ayrı bir güzel. Bloglarda olsun veya bunu ağzı sulandıran yazılar, reklamlar olsun, bunların çoğu özenti...Batının oyunu bunlar :) Şaka bir yana gerçekten abartılıyor herşey.. Dört bir yani denizle kaplı Türkiye Egesi, Karadenizi, Akdenizi, Anadolusu ve İstanbul'u ile büyüleyici bir güzelliğe sahip... Yani tek bir şehirimizin hepsine bedel..Bence... 
Mesela mağazalar 18-19 da kapatıyor :P
Sen neden gittin derseniz, ben gitmek zorunda kaldım derim. Ayıp olmasın, canlarım istedi de onlarla gittim ...
Fotoğrafların devamı, ve Amsterdam City'nin karelerini yarın eklemeye çalışacağım. Yorgunluktan gözlerim kapanıyor.. Bugünlük bu kadar, şimdi bayram hazırlığı yapan büyüklere yardım zamanı ;) .. 

Çocuklu Evin halleri, Bizden haberler ve Tarihe not düştüklerim

Bazen gelen e-postalardan insanların hayatımın, az çok burada yazdıklarımdan ibaret olduğu düşündüklerini görüyorum.
'Asla, katiyen, imkansız!', gibi kelimelerle başlıyor cevaplarım.
Eğer evde bir veya birden fazla çocuk varsa bu hayat üç satırdan ibaret olamaz. Anneler ne dediğimi anlarlar.. Babalar, hatta kardeşlerde...
Taze annelere söylüyorum: Tadını çıkarın. Uykusuzluk işin en kolay tarafı!
2 gün sonra 22 aylık olacak 'bir zamanlar' uslu bir kız annesi olarak ' diyorum: Esas aksiyon 1,5 yaşından sonra başlıyor.
Siz bebek anlamaz deyip geçiyorsunuz ama bir bakmışsınız ki, o aklıyla sizi sollamış bile.
Cin gibi akıllı, bal dan tatlı, nazlı, şebek, saman altından su yürüten melek bunlar!
Başka çocukları görünce ki ailede çocuk çok, çocuklu arkadaş çok, kızımın uslu olduğunu kabul ediyorum. Yani agresif, huysuz, kırıcı, yıkıcı bir çocuk değil ama bıcır bıcır ortalığı karıştırma derdinde!
Büyüklerimizi nazlı,tatlı,ballı tavırlarıyla parmağına dolamış, ama dolanmak isteyen buyursun derim hep.
Babası vazgeçilmezi, büyük aşkı, ki iyiki kızım uyumasını seviyor. Baba işe gittikten sonra uyanıyor. Ayda 1-2 defa olurda erken uyanırsa yandık demektir.
Hayat planlanmadan olmuyor gerçekten. Haftanın belirli günleri spor ve müzik kursumuz var. (Spor dediğim çocuklar hoplayıp zıplıyorlar kendi aralarında)
Biz kalabalık olduğumuz için şanslıyız. Kızım dede,nene,halalar,dayılar,teyzeler,kuzenler derken boş kalmıyor. Bunun dışında çocuklu arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Ailesi uzakta olan veya kardeşsiz anne babalar maalesef kızım kadar şanslı olmasa da, evde oturmak yerine annelere aktivitelere katılmalarını öneriyorum..
Ay ne yazacaktım nereye vardım.
Kızımın çaktırmadan yaptığı, bazen anlık bizi şoka uğratan ama genelde güldüren, tatlı haylazlıklarını buraya not düşmek istiyorum. Siz siz olun sakın olumsuz bir duygu ile gülümsemeyin, çünkü bugün biz yarın sizin yaşayabileceklerinizi paylaşıyorum ;)
1. Evde topraklı çiçekler ve saksılar toprak yeme eyleminden sonra kaldırıldı..
2. Gizlice kuru çay yedi (ama beğenmemiş ki yanımıza geldi, ağzını açıp peçete bekledi. Evet altına peçete kadar çıkarmıyor. Bee diyerek çıkardı..)
3. Kuru yeşil mercimeği gizli gizli yemesini çok sever. Altını değiştirirken saman altından yürütülen sulara şahit olurum..
4. Dış cephede duvar alçısının tadına baktı, o da beğenilmedi
5. Elini tuvalete sokup karıştırdı (bizim için şok anı!) birde diliyle su effekti yapması da cabası o an..
6. Krem yer ara ara..
7. Birgün baktım ki, kavanozdaki toz şeker nemlenmiş. Allah Allah dedim, nasıl olur. Ve bir gün yakaladım: Sen kaşığı daldır ye. O nemli kaşığı da kavanoza koy,ağzını kapa. Birde yakalanıyor ya: daha yememişse hemen ağzına kaşığı atıp, kavanoza geri koyup kapağını kapatıyor :))) Hızla,tam bir komedi :))
Şu ilk karedeki kahveyi keyifle içmek eskidendi.. Bu keyifler, kuzu babaannede iken,işler,ütüler bitmiş ve vakit kalmışsa içilebiliyor..
8. Çayın, kahvenin dibi kalmasın, yavaaşça yaklaşır, birden kafaya dikiveriyor. Yüzündeki 'ohh başardım' tebessümüne gelde yıkılma..
Bazen onu oyalamak için türlü oyunlar yapıyor ve 'ohh şimdi rahat işime döneyim', derken bir bakmışsınız tüymüş gitmiş.. Yani oyalanan ben olmuşum.. :)
Sofranın tam ortasına kuruluyor.. Biz sohbet ederken sessizce tüyüp biryerde birşeyleri karıştırıyor..
Özellikle mutfağı.. 
Bir şey mi kırıldı? Çorba'mı döküldü? Saçı başı yoğurda mı bulandı? ' Ooo dittii' diyor :) Hem de öyle masum ki, sanki başkası yapmış :)
Ama bir 'Anni' bir 'Baba' diyişi var ki, o senin canına can veriyor.. Gerisi fasa fiso..
Sonunda elimdeki alçı çıkarıldı. Doktor ağrım olursa en iyisi süzme yoğurt/veya labne sar, daha iyi ilaç yok, kimya yutma boşuna dedi :)
Bizde kızımla mutfağa girdik ve 
Tahinli Çörek yaptık..
Bu önümüzdeki 9 gün çok heyecanlı ve mutluyum.. Yıllar sonra bir bayramda benim ailemde yanımda olucak.. Bol bol hasret gidereceğim.. Bundan güzel bir bayram dostlar başına..
Ama bayram sonrası bomba gibi olmasa da yeni projelerle,daha aktif bir şekilde bloguma dönmek istiyorum.. 
Herkese sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir haftasonu diliyorum ;)

Hummingbird Bakery´den Hindistancevizli ve Ananaslı Kek

Hummingbird Bakery : Coconut and Pineapple Cupcakes
Bu tarifi elimin bu halinden dolayı, küçük muffin kalıplarına koyarak uğraşmamak için delikli kek kalıbında yaptım. Baştan söyliyim, tadı müthiş. Yediğiniz Hindistancevizli ve Ananaslı Keklerden farklı. Yani denemeden aklınızdan çıkarmayın. 
Ben Frosting tarifini de yaptım, fakat bizim damak zevkimiz için oldukça tatlı. İsterseniz Frosting tarifinin yarısını, veya üçte birini yapabilirsiniz. Hatta olmasada olur, keki herşeye bedel ;)
Kekin Tarifi:
120 gr Un
140 gr. Şeker
1,5 çay k. kabartma tozu
1 çimdik tuz 
1 yumurta
40 gr. tereyağı
1/2 çay k. vanilla extrakt (ben 1 paket vanilya kullandım)
120 gr. hindistabcevizi sütü
9 adet Ananas halkası, ufak ufak doğranmış (ben konserve aldım)
Frosting Tarifi
250 gr. Pudra şekeri
80 gr. tereyağı
25ml hindistancevizi sütü 
ve Hindistancevizi (2 Yemek Kaşığı kadar)
Varsa evde mutfağa ve miksere meraklı bıcırları yanınıza çağırın. Kuzunuzu hazırlayın,önlüğünüzü ona takın ve mikserin başına getirin ^^
Kızım yemekten çok yapmaya, malzemeleri eklemeye, mikserin ayarı, 'azalt,hızlandır kızım', dedikçe ayarlamaya bayılıyor. Ama bu işlem biterse mutlaka oyalanması için birşeyler verin yoksa ya keki vermez yahut basar yaygarayı! :) Ben iki kap koyuyorum önüne. İçine üzüm veya ne varsa koyup çatal/kaşığı veriyorum. Hem yiyiyor hem de bir kaptan diğerine aktararak oyalanıyor ;)


Kek için öncelikle tüm malzemeleri, tartıp hazırlayın. Un ve kabartma tozunu bir kaba eleyin.Ananas halkalarını kesip suyunu süzün. 2 yemek kaşığı en ekleyip karıştırın. Un ananasların fazla suyunu çekiyor, hem dibe batmasını ve kek'in etrafının hamur kalmasını engelliyor.
Fırını 170 dereceye alın.
Şekeri, vanilyayı, tuzu ve yağı mikserle çırpın.Yumurtayı ekleyin çırpın. Un ve hindistancevizi sütünü ekleyin çırpın. En son ananasları ekleyip spatula ile yukarıdan aşağıya doğru karıştırın. Yağlanmış kek kalıbına, veya muffin kalıplarına döküp fırına verin.
Üzeri kızarana kadar pişirin. Yaklaşık 40 dakika sürdü benim fırında.

Frosting için tüm malzemeleri mikserle çırpın. Fırından çıkığ soğuyan kekin üzerine sürün veya sıkma poşeti ile ekleyin. Hepsine dökmeden önce bir deneyin. Bizim için çok tatlı, bir daha frostingi yapmayacağım. 
Afiyet olsun ;)

Biraz sohbet biraz tarif: Fellah Köftesi

Bu saç modelini beğendim.. TIK TIK .. elim alçıdan çıktığı zaman mutlaka deneyeceğim ;)

Kırık elle Fellah Köftesi yaptım,çok canım çekti.. Biraz büyük ama nefis oldu
Tarif:
1bardak ince bulgur
1,5 bardak sıcak su
5-6 Kaşık un
tuz, 1/2 ç.k. kuru nane
1 yumurta
Sos:
5 Y. K. Domates Salçası
1 Y.K. biber salçası
2 orta boy domates
1.Y.K. sıvıyağ
tuz, karabiber,pulbiber
4diş sarımsak
1bardak su
Maydonoz
Bulgurlar kaynar suda şişene kadar ağzı kapalı bir kapta bekletilir. Geri kalan malzemeler eklenip iyice yoğrulur. Ben mutfak robotunda yoğuruyorum.4-5 dakika da hazır ;)
Parça parça alınıp rulo/galete gibi ince uzun şekile getirilir. Bu işlem oklava ile hamur açar gibi elimizle yapılır.
Bıçakla parçalar kesilir,yuvarlanır ve içine parmakla bastırılır.
Tuzlu kaynar suda, köfteler suyun üstüne çıkana kadar pişirilir. Kevgirle çıkarılır.
Sos için maydonoz ve su dışında hepsi robottan geçirilir. Tavada biraz yağla pişirilir,su da eklenir. Sos köftelerin üzerine dökülüp iyice karıştırılır. Maydonoz ince ince doğranıp süslenir..
;)
ve bu aralar pırıl pırıl, güzel mi güzel havaların tadını çıkarıyoruz. Bizden şimdilik bu kadar.. 
Herkese güzel bir hafta diliyorum ;)

Alışveriş Fikirleri

Şunun güzelliğine bakarmısınız?
Bunu sevgili Zeynep yapıyor, ve artık satışa da sunuyor. İnstagram'da öyle güzel şeyler paylaşıyor ki
Kanaviçe'den hiç anlamam, bakıp bakıp Zeynep bunları nasıl yaptı yahu diyorum :)
Siz de benim gibi:' İşin ustası dururken ben hiç bulaşmıyım ..',
diyorsanız, Zeynep harikalar yaratıyor..
Zeynep'in blogundan irtibate geçebilirsiniz.
Şu anda almıyım ama aklımda olsu diyorsanız, blogunuzda paylaşabilirsiniz..
;)

Günlerin Özeti ^^

Siz belki inanmıycaksınız ama ben bu kırık elle evin bütün camlarını sildim. Erteledim erteledim, elimin kırılmasını bekledim. (Tabii tabii, çok akıllıyım) Sol elimle sildim ve bir odaya & mutfağa İkea Perdelerimi taktım. Bu Perdeler tam vintage tarzı, çok güzel. Fakat uzun olduğu için kesip (bu kesmeyi de sol elle becerdim o.O ) geri kalan kısmını da mutfağa taktık. Tabii kenarları da diktim. Dikiş sorun değildi.
Bir de camları silerken küçük bir yardımcım vardı.
Hemde işini çok ciddiye alan bir yardımcı. Öyle ki, hızını alamadı gidip mutfak dolaplarını temizledi :)
O kadar çok sorumluluk sahibi ki küçük hanım, kendi yemeğinden sonra bebeklerini besliyor..
Arada bir 1,5 yaş sendromu yaşasak da aramızdan su sızmıyor. 
Beraber bulaşık makinasını boşaltıyoruz. Ben camları silerken o da elinde bezle cam siliyor.
Şu aralar babaanneden dedeye yatay geçiş yaptı. Babadan sonra fena dedeci oldu. Kapıdan çıkmasın çığlık çığlığa!..
Dikişi öğrettiğim bir arkadaşım bu önlüğü dikmiş. Ben çok beğendim!
Arkadaşım hızını alamamış arta kumaşlarla bir broş ve bir de toka yapmış..
Çok karışık bir yazı oldu.. ..son günlerin yoğunluğunu özetliyor..! ;) ^

Renklizebra.com´dan Elbiseyi kazanan belli oldu

Renklizebra.com'un hediye ettiği bu güzel elbiseyi O bir Anne blogunun sahibesi kazandı :)
Tebrik ederiz ^^
 Bana mail atıp ulaşım bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Bu arada çekilişi blogumda duyurdum diye yazıp daha çekiliş bitmeden yazıyı silen annelere de selam söylerim. Bir şans ancak böyle tepilir.

Bu aralar neler oldu.. ve bir tarif

Muhtemelen bu yazıyı ben bir saatte ancak yazarım diye düşünürken hemen konuya geçmek istiyorum.
Bu aralar ben çıtır çıtır börekler,
Pancarlı, cevizli ve peynirli salatalar (salatanın sosu: 1ç.k. elma suyu, hardal,bal,sirke,zeytinyağı) yaparken şimdi şu haldeyim:
Sağ elim alçılı geziyorum. Kızım kucağımda, evin dış merdivenlerinden inerken maalesef yağmurlu ve sonbahar yapraklarının yerleri kapladığı bir anda kayıverdim. Kızımı düşürmeyeyim diye,elimle, ama nasıl olduysa baş parmağımın üzerine düştüm. Aslında pek sert bir düşüş değildi, o anda acımadı. Ama ertesi gün durum fenaydı ve son durum bu. İg, twitter ve mail yoluyla geçmiş olsun dileyen herkese teşekkür ederim. Sol eli kullanmak nasıl birşey: 'hmm hem eğlenceli hem de can sıkıcı diyebilirim..'
Birçok şeyi başarmak güzel ama başaramadıklarım canımı sıkıyor. O an neden kızımı kucağıma aldım diye soranlara: Oyalanıp ıslanmadan arabaya binelim istedim. Ne yazıkki yağmurdan kaçarken doluya tutuldum. Alçının ne kadar kalacağını doktorum haftaya söyleyecek. Dikiş dikemeyeceksem bu elle başka nelerle uğraşabilirim? Önerebileceğiniz hobiler var mı? 
Ve tabii ki çekilişimiz devam ediyor. Yorumları Pazartesi yayınlayacağım.
Çekiliş için BURAYA tık tık