Börek tadında diyet /sağlıklı tarifler

Bu resimleri biraz önce İnstagram' da paylaşmıştım, ve burada da tarifi paylaşmak isterim.
Sağlıklı beslenmek isteyen, diyet yaparken alternatif tarifler arayanlar ve öylesine denemek isteyenler için vermek istiyorum. Tadı aynı börek gibi,sadece yufkası yok. Yani nefis gerçekten ;)
Hem fazla malzemeye gerek yok hemde çok çabuk hazırlayabilirsiniz.
Önce bir kaba kırdığınız yumurtaları çırpıyorsunuz. İçine beyaz peynir ve bıçakla doğranmış maydonozları ekleyip, çok az tuz ve karabiber ekleyip karıştırıyorsunuz. Maydonozu nasıl doğramışsınız, ne kadar malzeme eklemişsiniz o size kalmış..
Bir tavaya azcık sıvıyağ sürüp bir fırça veya bir peçete ile her tarafına sürdükten sonra yağ ısınınca yumurta karışımını ekleyip normal omlet gibi yapıyorsunuz.
Yanına domates,salatalık,biber, zeytin....hepsi çok yakışıyor ;)
Herkese huzurlu, mutlu bir hafta diliyorum..

Cumartesi Tarifleri Pankek ve Pizza yumm yumm

Herkese keyifli, huzurlu ve mutlu bir haftasonu diliyorum. Biz Pankek'i özellikle bu haliyle çok seviyoruz. Bazen ev yapımı reçel yerine bal da döküyoruz. Bu vişneler bahçemizdeki ağaçtan..
Gelelim Tarife:
1 Bardak Süt
1 Kabartma Tozu
 2 Yumurta
1 tutam tuz
1 Vanilya
Tarçın
Un 
Tavayı yağlamak için tereyağı
Hamurun kıvamı katı değilde orta muhallebi kıvamında olsun. Hepsini karıştırıp tavada kızdırdığınız yağa kaşıkla koyup yayın. 2 tarafıda pişirin..
İşte en sevdiğimiz sofralardan biri. Çay ve bol malzemeli Pizza
Hamuru: 1Sb Su, 1ç.b. sıvı yağ, tuz, 1 pk. yaş maya, aldığı kadar un (yumuşak bir hamur olsun katı değil)
Hamuru yap,beklet. Oklava ile aç. Üzerine nane,kekik,sıvıyağ karışımlı salça sos. Üstüne sucuk,zeytin,yeşil biber,soğan,mısır vs vs..

190 derece fırına at,çıkarmaya 2 dak kala,rende mozarella ekle, yanınada bir çay demle, oh misss...

Vintage Yaşamak

Vintage yaşamak demek, çocukken mutluluğun, senin peşinden koşması demekmiş..., 
Çiçekli kabarık elbiselerle oyunlar oynarken, dedeyi,babaanneyi beklemek demekmiş... 
Kuşların, kazların sesine kulak vermek, onların melodisine eşlik etmek demekmiş...
Dede gelince bahçede oyunlar oynamak sürekli peşinden koşmak demekmiş.. 

İleride bakınca mutlu günleri kare kare hatırlamak, o günün güneşinin içini yıllar sonrada ısıtması demekmiş...Hepimizin evlatlarına sağlıklı,mutlu bir ömür, huzurla anacakları anılar diliyorum, tüm kalbimle..

Elbise: H&M
Gün: Cumartesi Öğleden sonrası
Hava: Dünü bugünü güzel bir Nisan Havası... ;)

Babasının Gömleğinden Kızına Elbise nasıl dikilir?

İşte aynen böyle oluyor. ^_^
Eşim pek giymediği yıllar öncesinden kalan birkaç gömleği vardı,  Burada anlattığım durumda, yeniden düzenlerken bunları çıkarıp,aslında birazda dar geldiğinden atmak istediğini söyleyince, ben aldım. Çünkü 100% pamuk kumaşlardı ve bazıları neredeyse hiç giyilmemişti. 
Bende bu kalıbı kullanarak şöyle birşey diiktim.
Gören arkadaşlarımda çok beğendiler, hatta bu Pazar 3 aile buluşacağız ve bir arkadaşım yanında gömlek getiricekmiş. :) 
Şimdi Elimden geldiğince yapımı anlatmak istiyorum:
Öncelikle eşinizin gözden çıkardığı fakat kumaşı hala iyi olan bir gömleğini alıyorsunuz.
(Kumaşın kullanacağımız kısımlarını işaretledim) Sonra orta kısmını resimdeki şekilde kesiyorsunuz.
Düğmeli ön kısmı, çocuk  kıyafetınde arka kısım olarak,  kalıbınız üstüne gelecek şekilde ye katlıyorsunuz.
Aynı işlemi gömleğin arka tarafı ilede yapıyorsunuz.
Sonra kolları ve en son kolun düğmeli kısmını kol olarak kalıpda olduğu gibi dikiyorsunuz.
Geriye kalan kumaşlarıda değerlendiriyoruz.
1) Ben geriye kalan 3 düğmeyide çiçekli kumaş kısmını diktim.
2( Gömleğin üst kısmına yaka biyesi diktim
3) Saç tokası Yaptım :)
Gömleğin dikişli kenarlarından bir parça kesip:
kuzumun saç lastiğinden geçirip diktim
Çok vintage bir çocuk oldu kıvırcık salatam. Elindeki terliğe bakıpda korkmayın, derdi onu babaannesine götürmek. Yani hizmette kusur tanımaz (eh arasıra veriyormuş gibi yapıp cadıya da bağlayabilir ;) )
Bu özellikle kumaşlara erişimi güç olanlar için bir fikir.
Eğer anlaşılmayan bir kısım varsa sorabilirsiniz. İsterseniz bir gömleği beraber kırpabiliriz :)
Kolay gelsin


(Birde VintageDuygular-Shop´um açıldı, beklerim. Birkaç haftayada kumaşlar geliyor)

Aplikeli Çocuk Eteği ve yapılışı ve bir Duyuru

Bugün güne iyi başlamışken nedense öğleden sonra birden başımı kaldıramaz oldum. Neyseki yarım saat sonra kızım uyanmadan toparlayıp kalktım.. Dikiş makinamın başına otursamda pek birşey yapamadan kalktım :) Çok verimsiz bir gündeydim yahu, ne olduysa bana,anlamadım..
Sonra kızıma buğdaylı yoğurt çorbası yaptım ve tekrar bilgisayarın başına geçip birkaç gün önce diktiğim birikmiş resimleri aradım. Aradığım bir çalışmayı bulamadım maalesef. Ama bunu buldum
Biliyorsunuz kumaşlarımı bekliyorum büyük bir heyecanla, bununla ilgili bir online-shop açacağım. Bunun dışında çocuk elbiseleride yapmak istiyorum. Hem kızıma hemde sizin kuzularınıza. Bu etekde onlardan biri.
ebatları: genişlik: 60cm (daraltılabilir) uzunluğu: 20cm
Yapılışını burada anlatmıştım, ama eğer bunu istiyorum derseniz bana e-mail atabilirsiniz. 
^ _ ^ 
vintageduygular@hotmail.com
Diğer çalışmalarımla bir DIY yapmayı düşünüyorum,çok çok keyifli bir çalışma umarım sizde denersiniz.

Bu puantiye kumaşlarını sizde severmisiniz? 



Şirin bir Kız Çocuğu Elbisesi


Bu Elbise' yi dün akşam başlayıp kızımında babaannesine gitmesin, fırsat bilerek bitirdim..
Elbisenin kumaşı bildiğimiz hırka/yelek kumaşından.. Diğeri çiçekli pamuk ve çiçekli şirin bir düğme ile süsledim..
Hatta bugün bolca vaktim olunca ve elimde yeterinde kumaş olunca  adet yaptım...
Bir tanesini satmak istiyorum 98 Beden (Omuzdan etek ucuna uzunluğu  yaklaşık 52cm / kol altından genişlik 32 cm) 
İlgilenenler : vintageduygular@hotmail.com ' a mail atabilirler..
Bu arada kuzumu fena özledim, gelsede bıcır bıcır anlatsa annesine, elbisesini giydirsem...




23 Nisan

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu olsun..

Tüm meleklere güzel bir gün bayram günü,sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum. Çocuklarımızın yüzü güldükçe dünya daha aydınlık ve daha güzel olacak..

Kızıma Tunik diktim

Hazır olun bol resimli bir post olucak. İsterseniz önce çayınızı kahvenizi alın :)
Evin içinde resmen dizlerimin üzerinde yerinde duramayan şu minnoşun peşinde koştum resim çekebilmek için. 
Kaç tane çektim hatırlamıyorum ama poz vermeye yanaşmayan kuzum beni hayli terletti.
Bazen benden kaçmak için benim gibi dizlerinin üzerinde tüymeye kalktı..
Ve bu yüzden maalesef resimlerin bir bölümü bulanık çıktı :/
Sonra dikkatini çekmek için yapmadığımız şebeklik kalmazken ilgisini çekmeyi başardık :)
Ve sonunda bize acımış olmalı ki, birkaç poz verdi.. (Ay yoksa ponponlar mı dikkatini çekti??)
Kalıp eski bir Ottobre dergisinden. Süslemeler, şu ekstralar benden..
Ve yine ütülemeden ve iplerini kesmeden yani sabredemeden çektim. :) 
Kumaşın bir kısmına overlok bir kısmına zikzak geçtim. Pembe puantiyeli kahverengi kumaş ve çiçekli romantik esnek,pamuk uyumunu sevdim gerçektende.
Bu kumaşları buradan, buradan ve buradan hatırlayacaksınız.. Link ararken birden şu ilk kare gözüme takıldı, ayy zaman mı hızlı kuzum mu bilemedim ;)







Çiçekli bir çocuk pantolonu


Son birkaç günün hastalığını atlattık sayılırız. Bu sayede başlamış olduğum iki dikiş çalışmamdan birisini bitirebildim sonunda. Diğeri ise umarım bugün biter..
Esnek pamuk olan bu kumaşı çok seviyorum. Bundan zamanında birçok şey dikmiştim hatta blogumda da var sanırsam..
Her yeri karıştırmakla meşgul yerinde durmayan bir minnoşla resim çekmek bu aralar çok zor. Biraz aklı erdiğinde poz vereceğini düşünüyorum, fakat şu anda resim çekebilmek için peşinden nasıl koştuğumu anlatamam..
Diğer çalışmanın bir ucunu İnstagram'da paylaşmıştım.Orası gerçekten ayrı bir keyif. Cep telefonu ile her yerden girebildiğiniz için birazda bağımlılık yapıyor sanki :) Neyse..En kötü alışkanlıklarımız bu olsun.
Herkese sağlıklı,huzurlu ve keyifli bir haftasonu diliyorum ;)

Mimlendim u.U

The Monk arkadaşım beni mimlemiş, teşekkür ederim. Mim'lere sıcak bakmıyorum aslında,sevmiyorum pek ama bu mim hem keyifli hemde hayatımıza dair ipuçları veren sorulardan ibaret ;)
Yukarıdaki resimi bugün yine kumaşlarımı ortalığa saçtığımda çekmiştim. Ama istediğim gibi ilerleyemedim.Ailece kapalı burun ve hapşurukla geçen gününümüzdeyiz.. Biz hapşurup burnumuzu silince minnoşum' Aa bunlar günlerdir bana yaptıklarını kendilerine de yapıyorlar diyordur muhtemelen :) Yani şu burun silme eylemi :)
Neyse ki düne nazaran perişan halimizden eser yok ve keyfimiz iyi. ;)
Gelelim Mim'e. Soruları aynen alıyorum
1.) Mesleğin seni mutlu ediyor mu?
Şu an ki mesleğim annelik ve çok mutluyum. Okuduğum meslek için aynı şeyi söyleyemem..
2.)Dilediğin meslek miydi?
Hayır değildi.Aslında tasarımla ilgili okumak isterdim ama ailenin çoğunluğunun okuduğu bölüm dallarından birini okudum. Şimdi aklım olsa ailemin gazına gelmez kendi gazımla moda, tekstil veya endüstri tasarımı bölümünü okurdum.
3.)Yalnız mı ilişkide yaşamayı mı tercih ediyorsun?
Kesinlikle ilişkide. Eşimle genç yaşta tanıştık ve okul sonrası evlendik. Onsuz bir hayat, onsuz 'keyif' düşünemiyorum. Yaptığım herşey onunla güzel oluyor.Ve tabii ki kızımla, ve ailemle, sonra dostlarımla. Arada bir 1-2 saat yalnız olunca, önce 'oh' diyorum ama yarım saat sonra özlüyorum :)
4.) Tatsız durumlardan kaçınmak için yalan söyler misin, dürüst ol?
Pembe yalan söylemişimdir. Birisinin beni üzmemek adına söylediği ve farkına vardığım pembe yalanlarada kızmam. Buna yalan denirmi? Ama büyük,ağır yalanlara tahammül edemem,söylememde.
En son aşırı şişmanlayan ve üzgün bir arkadaşıma: Yoo o kadarda değil canım, demiştim o.O Buna benzer yalanları kastediyorum..
5). Yabancı bir dil konuşuyor musun?
Evet. Almanca (Ana dilim gibi), biraz Yunanca (ama iyi anlarım) ve İngilizce (pratiğim teoriden iyi)
6.) Rüyandaki evde oturuyor musun? Taşınmak veye yurt dışına gitmek istiyor musun?
Evet oturuyorum. Üniv. havayollarında çalışmıştık eşimle (öyle tanıştık :) ) ve bu vesile ile çok ülke/kıta gezdik. (Amerika kıtaları dışında heryere gittik diyebilirim)
7.)Mobilya değiştirmeyi sever misin?
Sevmem. Genelde değişimi sevmem.Alıştıklarım, özellikle emektar,benimle yaşlanan parçaları severim.Ama eşim sever :P
8.) Çevreye, hayvan korumaya hiç katkın var mı?
Ne gibi bir katkı? Hayvanları severim, canlı olan herşeye saygı duyarım.
9.) Televizyon ve filmleri sever misin?
Televizyon sevmem. Hatta gıcık olurum,özellikle reklamlara,fragmanlara.Yani esas izlemek istediğimin içine eden herşeye, o yüzden sevdiğimiz dizileri akşam kuzu yatınca internetten izleriz. Film çok severim. Özellikle eşim film hastasıdır. Filmin teknik yapımından, senaryosuna kadar ilgilenir..
10.) Bırakmak istemediğin kötü huyların var mı?
Hızlı otomobil kullanırdım,ama kuzumdan sonra bıraktım :P
11.)Loto veya benzeri şans oyunu oynarmısın?
Oynamam, aklıma bile gelmez?

Bende minik Prens Deniz'in annesi Fadiş'i ve dileyen herkesi mimliyorum ;)

Dikiş dolabım

Yine twitter diye söze başlayacağım :) orada ve Instagram'da daha aktif olduğum kesin. Gün içerisinde sık sık uğruyor, bir resimle birkaç satır yazabiliyorsunuz. Aynı şekilde birçoğu blogger olan diğer anneleri, twit annelerini takip edebiliyorum cepten.
Neyse çenem düşmeden saadete geleyim.
Hastaneye yatmadan dikiş odam için İkea'dan bu dolab sisteminden almış ve apar topar yerleştirmiştim.
Yani dışı eli içi beni yakar misali, içinin hepsini düzenleyemeden yerleştirmek zorunda kaldım. Çünkü zaman kısıtlıydı. Hastane sonrası uğraşmak istemedim ki bu aralar yine hafif üşütmeyle uğraşıyoruz.
Kapılarını aceleye getirmek istemediğim için daha almadım. Bu şekilde de kötü durmuyor en azından. Gelecek zaman, biraz daha toparladığımda gidip onuda seçeceğim. Sanırsam BIRKELAND krem rengi kapakları alacağım.Geçen gittiğimde en çok onu beğenmiştim..

Birde benim gibi dikiş sonrası dağıtanlar için bu düzen çok iyi bir fikir :)

Fırında Beşamel Soslu Balık (kuzumda sevdi)

Bu akşam biraz sallama bir yemek yaptım. Fazla ayakta duramadığım için önemli olan çabuk olmasıydı..Sonuçta nefis olunca, ve twit arkadaşım Tubiş'de tarif sorunca paylaşmak istedim. Resimleri zaten önceden instagram'da paylaşmıştım. Sormayın instagram birsürü programın pabucunu dama attı. Birde fotoğraf makinamın tabii ;)
Malzemeler:
4-5 Az haşlanmış patates ve 2-3dak az suda haşlanmış 1 kabak
1 balık filetosu
Beşamel sosu için:
1,5 Kaşık tereyağı
1,5 Kaşık un
500 ml Süt
Rende Mozarella peyniri, tuz ve karabiber..
Beşamel sos:
Tereyağını tencerede eritin. Sonra unu ekleyip kavurun. Telle karıştırarak sütü ekleyin. Kaynatın.Zaten hafif muhallebi kıvamına dönücek.
Fırını 190 dereceye alın.
Haşlanmış kabak ve patatesi dilimleyip sırayla dizin. Üzerine rende mozarella ve tuz& karabiberi ekleyin. Biraz beşamel sosu dökün. Sonra balığı koyun ve sosun tamamını dökün. Fırına verin. Üzeri kızarsın. (Ben 32 dak. sonra çıkardım:) ) Yanmış sert peynir sevmediğim için fırından çıkar çıkmaz biraz daha rende mozarella koyuyorum. O sofraya gidene kadar eriyor ;)
Benim rende mozarella'nın topak durmasının sebebi ise kısa süre önce buzluktan çıkarmış olmaktan kaynaklanıyor.
Kızımda severek yedi.. Kuzum güzelce yiyince çok sevindim.. Afiyet olsun ;)

Lena Hoschek´den indirim kuponu veriyorum..

Biraz önce Instagram´da paylaşmıştım, Lena Hoschek'den 20Euro'luk indirim kuponlarımdan birini
vermek istiyorum.
Tüm çalışmaları öyle güzel ki, fazla söze gerek yok ;)
Kuponu isteyen bana mail atsın veya twitter'dan ulaşsın ;)
(veya yorum yazın bu yazının altına ve mail adresinizi bırakın)

Döndüm


Nihayet eve döndüm. Haliyle biraz yorgun olsamda yıllardır ertelenen bir dertten kurtulduğum için son derece mutluyum. Kızım bana küsmüştü sormayın.
Ameliyat olduğum ilk gün yanıma gelmesi zaten hataydı. Ben yarı baygın yatarken elimden tutup beni götürmek istedi. Bende gelmeyince ertesi gün yanıma geldiğinde yüzüme bile bakmadı. Eve geldiğim gün ise tam bir kriz yaşadık. Kızımı tanıyamadım... Gece ise hıçkırmış uykusunda ve ağlamış birkaç kez.. Neyse ilk günü,bilmediğim kapris,inat,huysuzluk ve iki ağlama krizi ile atlattık. Ben yokken bozulan uyku düzeni eve ayak bastığım andan itibaren eski haline döndü.. Benim durumda olan anneler için bunu belirtmek istedim. Hiçte korktuğumuz gibi olmadı. Eskisi gibi emziğini alıp kurulu saat gibi yatıp kalktı.. ^_^
Birde ona istediği gibi sarılmadığım için biraz kırıldı gibi ama yolunu bulduk.Kafa kafaya sarılıp onun sevdiği şarkıları söyledik. Şimdi aramız çok iyi. Eşim izin almıştı zaten ve hala evde. İkimizde yanında olunca mutluluğu tavan yaptı.. (Karnımda 4 tane sargı var, 4delik yeri.10gün sonra tamamen düzelecekmiş)
Büyükbaba,babaanne,hala nın yanında her türlü özgürlüğe sahip olmasına rağmen çocuğum eski düzenini özlediğini gördüm. Anne ve babanın yerini kimse dolduramıyormuş. Eşimi ve kızımı perişan gördüm duygusal anlamda ve evime acılarımı bırakarak,ailemizin kıymetini bir kez daha anlayarak döndüm. Anne olmak evin dört duvarı,çatısı, sobası herşeyi demekmiş. Herşeye müsade edilen çocuk ise zamanla mutsuz oluyormuş. Yanı bir çocuğa sınır koymak iyi geliyormuş. Korktuğum gibi başına buyruk olmadı, bir anda yapmaması gerektiğini bilen minnoşumu bıraktığım yerde buldum. Şimdi uyuyor. Onun başında olabilmek,onu mutlu edebilmek için kendime,eşime,her evlada ve ailesine sağlık diliyorum.. Twitter'da özellikle,burada,maillerle beni yalnız bırakmayan herkese sonsuz teşekkürler..Biraz dinlenip yavaş yavaş döneceğim..

Bizden yeni haberler

Bu aralar hazırlık içerisindeyim. Kısa bir yolculuğum var. Twitter arkadaşlarım bilir, ufak bir ameliyat geçireceğim. Haftaya salı-cuma (10.04.-13.04.2012) arası hastaneye yatıyorum. Uzun süredir ertelediğim bir ameliyat. Safra kesesinde taş var. 3nokta sistemi ile kesmeden safra kesesini alıyorlar. Kolik sancısı doğum sancısının yarısından fazlası kadar desem, yaşayanlar ne demek istediğimi bilir :)

Kızımla ilgili vicdan azabım bugüne kadar buna engel olmuştu ama sonunda ikna olup tarihi belirledik. Tarih belli olduktan sonra 2 gece yatamadım. '100 adamda olsa kimse benim gibi kızıma bakamaz',lı ve buna benzerli cümleler,kareler, içimi yaka yaka bir film şeridi gibi kapalı gözlerimin önünden geçti durdu.. Ben mantığımın ve avuntuların peşinden gitmeye karar verdim. Herşey daha iyi olması, onun yanında uzun süre olmam,daha sağlıklı olmam gerekli gibi gerçeklerle kendimi rahatlatmaya çalışıyorum. Yani kendi kendime savaşıp duruyorum..
Neyse ki artık geriye dönüş yok..
Bir kaç gündür yine yoğunduk. Sonra hobi odamı düzenlemek için yine İkea'nın yolunu tuttuk. Burada bahsettiğim dolap sisteminden 1,5 metreliğini aldık. Sadece kapıları farklı olucak. Ameliyat sonrası biliyoruz ki gelen giden çok olucak ve uzun süre düzenlemeyi istediğim odayı öncesinden bitirmek istedim. Malum bir dikiş dikeyim diyorum, bütün evden kumaş,dantel, fisto buluyorum. Öyle bir dağıtma yeteneğim var yani :)
Bugün kuzumla çok yakın arkadaşımın evine oturmaya gittik. Evi o,ben ve eşim düzenlemiştik. Herşeyi beraber seçip işin dolapları kurma tarafını eşime, duvarın boyaması dahil, büyük kısmını arkadaşımla ben yapmıştık. Bu çiçekli koltuğu da İkea'dan almıştık. Aldığımızda koltuk beyazdı, yüzüne çiçekli kılıfı ben dikmiştim (öhöm öhm) :) Çiçekli aynalarda aynı şekilde fikirim olmak üzere elimden geçen tüm ev ile değilde, arkadaşımı mutlu etmekten ötürü hem gurur hemde mutluluk duyarım.
Burada göründüğü gibi biraz Stil-mix yapmak istedik. Retro style ekranlı telefon ise gerçekten dikkat çekici (kabloların bazıları eşim tarafından yok edilecek, fakat birçoğuda kızımdan ötürü yukarı konuldu,birde laptopun kablosu.Yani herşeyi kablosuz düşünün :) )
Dikiş sevdam nasıl bulaşmışsa bu ikinci dikişe merak salıp makina alan arkadaşım oldu. Çok çalıştığı ve hiç dikiş bilmediği için pahalı birşey almamasını tavsiye ettim. O da Amazonda ki indirimden faydalanarak bir Singer almış. Hiç elime Singer almamış olmama rağmen kolayca iplerini takıp dikişle ilgili ilk adımları gösterdim. Ve Pfaff'ın gözünü seviyim dedim :)
Bu post çok uzun oldu, sabırla okuyan herkese teşekkür ederim...
Bu arada Laçin sayesinde İnstagram'ın sonunda Android'e geldiğini öğrendim. Artık İnstagram'dayım.. Herkese huzur dolu keyifli bir haftasonu dilerim..