Kızıma Yazlık Ceketi bitirdim, kendime geçtim..

Evet burada bahsettiğim Pembe ceketi bitirdim. Sevgili Fadiş'i dinledim ve gül ekledim.
 
Diğer ceket de tamam ama daha düğme alamadığım için bitti diyemiyorum. Havalar 36 dereceye çıkarken bu sıcakta AVM ne gidip düğme bakmak istemedim. Hava da sıcak olup kuzumda sırf kısa kollu body ile gezince kim düşünür ceketi? :)
Şimdilik miniklere ara verip büyüklere geçelim diyerek yeni bir projeye daha başladım.
Farkli bir çalışma olsun istedim. Capcanlı renklerle yaza yakışır..
Daha cıvıl cıvıl
İçimden geldiği gibi..Hayalimin kalıbıyla yola çıktım.. ;)

Kızıma yine bir ceket diktim

Evet bu aralar coştum gibi. Oysa şu anda yine hareketli günler geçiriyoruz. Kuzum büyüdükçe daha fazla ilgi istiyor. Benimde üzerimden atamadığım bir yorgunluğum var ki,sormayın.Oysa ki bir bahar daha geçti..İyi ki kalabalık bir aileyiz. Canı sıkılmıyor ve onun enerjisine tek başıma yetişmek zorunda kalmıyorum.
Bu ceketi kalıpsız diktim. Daha doğrusu bir tane (104 beden olan) kazağını kalıp olarak kullandım. Önünü kestim.
İçine Yeşil,pembe çiçekli astar diktim. Kol astarını uzun bırakıp dışa doğru katlayıp diktim.

Çok mu sade? Kumaşın kendisi zaten gösterişli olduğu için çok göze batmasın diye üzerine birşey dikmedim. Ama diksem mi acaba? Ne dersiniz? O yüzden en alt kısmını açık bıraktım daha dikmedim. Yoksa sırf düğmemi taksam? Ben karar veremedim,siz ne dersiniz?
Diğer ceketi merak edenler için :)
Kumaşa uygun pembe bir astar seçtim. Acelemiz olduğu için düğmeyi seçememiştim.Onu da haftaya alıp bitireceğim ;)

BirSen`in Sanal Mağazası Harikalar Diyarı gibi


Ve daha neler neler var,Moda Tasarımı okumuş arkadaşımın Bloguna buradan, Dawanda Shop'una buradan ulaşabilirsiniz ;)
Güzel bir Pazar günü diliyorum herkese..

Cumartesi Tarifleri - Leblebi Unlu Kurabiye

Bu kurabiyeleri Tunuslu bir arkadaşım yapıp getirmişti ve tadına bayıldık. Arap marketlerinde hazır şekilde satılıyormuş leblebi unu ve sıkça kullanılıyormuş. Fatıma'nın annesi leblebiyi öğütüp kendisi yapıyormuş. Farklı ve bizim severek yediğimiz bir lezzet mutlaka deneyin derim.
Malzeme
400 gr. Mutfak robotunda un haline getirilmiş Leblebi - Unu
80 gr. Un
250gr. Yağ
130 gr. Şeker
1 ç.k. Kabartma Tozu
1 Vanilya
1 tutam tuz
1/2 ç.k. Tarçın.
Hepsini yoğurup hamuru hazırlayın. 20 dakika buzdolabında dinlendirin. Fırını 160 dereceye getirin. Hamura istediğiniz gibi şekil verin (ben yuvarladım) ve fırında 160 derecede yaklaşık 14 dakika pişirin.
Fırından çıkınca üzerine Pudra şekeri serpin.
Afiyet olsun ;)

Kızıma ceket diktim

Kızıma bahar,soğuk yaz akşamları için bir ceket aradık. Bakmadığımız mağaza kalmadı. Şu anda sezonu olmadığı için hiç bir yerde doğru dürüst birşey bulamadık.
Bu durum bizi üzdü ve beni gaza getirdi. Yoksa bu aralar çok tembelim biliyorum. Ama işin içinde

kızım olunca dayanamadım. Burda dergilerimi karıştırdım. Burda 10/2010 da bu modeli buldum. Hamile iken kızıma birşeyler yaparım diye bu hem güzel hemde kaliteli kumaşı almıştım.

Öyle bir gaza geldimki bu hale 2 saatte geldi. Evde tela olmadığı için yakaları dikemedim. Misafir gelince kaldı. Yarında mor rengi astarı dikicem. En geç Pazartesi tela alıp bitiricem. Nasıl olmuş? Aa evet birde uygun düğme alıcam. Ama model bu. Beden 104. Biraz bol dursada kızım yaşıtlarına göre uzun olduğu için oluyor. ;)
Herkese güzel bir haftasonu diliyoruz.

(Not: Güneş gitmeden resimleri çekmek istediğim için iplerinide daha temizlememiştim)
Resimleri büyültebilirsiniz bir tıkla ;)

Ortaköy'den Alışveriş

Ortaköy diyince ilk akla gelen gümüş takılar ve el yapımı aksesuarlar oluyor aslında.Ama bu defa 3 farklı takı aldım.
Bunları çok beğendim ve sadece 5 liraya aldım!.?.. 3.nün resmini daha çekemedim çünkü şu anda annem takıyor :) Önümüzdeki günlerde mor taşlı küpeyide görüntüleyip ekleyeceğim. Ortaköy'e mutlaka uğrayın derim. ;)

Cumartesi Tarifleri - Kırmızı meyveli Tartcıklar

Bu tatlının adını koymakta baya zorlandım :)
Çünkü biraz evde ne varsa ilen yapılan bu tartcıklar inanılmaz güzel oldu.
Isırınca kıtır kıtır tartın içinden akan sıcak frambuazlar hoş bir tat bırakıyor damakta. Gelelim tarife 
Tart Hamuru için
250gr. Un
175 gr. Şeker
50 ml soğuk Su
1 tutam Tuz
İçi için
500 gr. dondurulmuş Frambuaz (böğürtlen) ne varsa
80 gr. Kahverengi Şeker
30 gr. Beyaz Şeker
2 Y.K. Un
2. Y.K. Limon Suyu
Üzeri için
2 Y.K. Un
2. Y.K. Kahverengi Şeker
2 Y.K. Tereyağ
40 gr. dövülmüş Fındık
Muffin Kalıplarında yaptım
Tart Hamuru için tüm malzeme hızlı bir şekilde yoğurularak hamur haline getirilir. Ben tart hamurlarında dinlenme işlemini kalıba yaydıktan sonra uyguluyorum. Hamuru 12 eşit parçaya bölüp isterseniz muffin kağıdın içerisine,isterseniz yağlanmış muffin kalıbına biraz açıp elimle kalıba yerleştiriyorum.
Hamuru buzdolabında bekletiyorum. Üzeri için Strudel hamuruda aynı şekilde hazırlayıp buzdolabında dinlenmeye alıyorum.(Bu hamuru yuvarlayıp folyoya sarıp bekletiyorum). Şimdi derin dondurucudan frambuazları çıkarıp oda sıcaklığında bekletiyorum Yarım saat sonra fırını 180 dereceye alıyorum, Tart Muffinleri buzdolabından çıkarıyorum. İç malzemeleri karıştırıp kaşıkla tartlara eşit şekilde dolduruyoruz. Önceden ısınmış fırında 45 dakika hafif kızarana kadar pişiriyoruz. Fırından çıkarıp hızlı bir şekilde diğer işleme geçiyorz. Strudel hamuru çıkarıp tartların üzerlerine rendeliyoruz. Bu işlemi elimizle parça parça koparıpda yerleştirebiliriz. Sonra tekrar fırına atıp yaklaşık 20 dakika kadar bekletiyoruz. Lütfen saatleri kendi fırınınıza dikkate alarak ayarlayın. Bazı fırınlarda 40 dakika fazla olurken bazılarında ise tam oluyor. Tabakları biraz kenara ayırdığım frambuazların suyu ile süsledim. Afiyet olsun ;)

Sağlıklı Kilo vermek istiyorsanız

ÖNEMLİ NOT: Dikkat LÜTFEN yorumlarınızı bu yazı altında değilde, BURADA paylaşın. Çünkü burada bırakılan yolumlar görünmüyor. Yazı altı kapasite dolmuş olabilir. Burada bırakılan yorumlar  maalesef çıkmıyor. Yorumlarınızı bu yazının DEVAMINDA bırakırsanız sevinirim. Teşekkürler
size birkaç önerim var ;)
Gebelikde tam 11 kilo aldım. Doğumdan 6 hafta sonra 18 kilo vermiştim. Bazı arkadaşlarım emzirirken inanılmaz kilo almıştı. Çünkü emzirince inanılmaz bir enerji gidiyor biliyorsunuz. Bende tam tersi oldu nedense iştahım kapandı. Emzirdikten sonra bardaklarla su içiyordum. Günde 4 litre su tüketirdim. Ama 6 hafta sonrası hala emzirmeme rağmen normal yemeye devam ettim. Demek ki lohusalık bu olsa gerek diyorum şimdi kendi kendime..Neyse bu kilolar hakkında değil söylemek istediklerim. Şu anda toplam 25 kilo verdim ve aslında kilo vermek değildi niyetim. Ben kendimi bildim bileli akşamları çok yerim.
Akşam üzeri yediğim abur cubur (cips,tatlı,patlamış mısır,börek,kızartma ..artık ne varsa) yüzünden iyi uyuyamaz olmuş ve midemden rahatsız olmaya başlamıştım. (18 kilonun 5 kilosunu geri aldım bu arada).  Diyetler bana göre değil. İstesemde kısıtlayamam, veya tek taraflı beslenemem. Hatta çikolatadan hiç vazgeçemem!Bunu deneyince zaten insan iyice delirip gözü dönüyor ve sonra düşünmeden yiyerek daha fazla kilo alıyor bence.
Amacım: En başta sağlıklı beslenme denen hayat biçimini becermek ve mümkünse 4-5 kilo daha vermekti. Doktorum bana birgün 'akşam 17 den sonra yemezsen hem cildin daha genç bir görünüm kazanır,hem hücreler kendini daha sağlıklı yeniler,hem sağlıklı bir şekilde fazla kilolarını atarsın', demişti.
Yok canım, asla dedim. İnanırmısınız hayatımda kendimi bildim bileli bütün gün aç kalsam fark etmez, ama akşam dolu dolu yemeden duramazdım. İmkansızdı benim için. Hani birde aileyle keyif meselesi var ya! Off..
Yani büyük bir imkansızdı benim için. Akşam yemesem ölürüm.
Neyse başta yazdığım gibi midemden rahatsızlanınca en iyi yol bu diye düşündüm. Bu düşünceyi uzun zaman aklımda taşımakla yetindim. Bugün başlıycam dedikçe o gün daha fazla yedim..
Sonunda: Tamam Pazartesi başlıycam dedim. (O meşhur Pazartesi işte!)
Bu psikoloji ile ben Pazartesi yediğimden yine daha fazla yedim. Tıka basa dolu dolduğum için 17den sonra açlık hissetmedim tabii :/
Sabah normal yedim. Yani her zaman ki gibi tok uyandım.
İkinci gün yine aynısı oldu. Ama sabah biraz daha aç uyandım. Kahvaltı ettim. 3. gün daha az yedim.  23 gibi uyurum genelde, orta şeker bir mide ile uyudum. Sabah orta şeker bir kahvaltı ettim. 4.gün daha azimli bir şekilde ben bu işi başarırım dedim. Su ve şekersiz çaylar serbest 17den sonra. Bol bol rezene çayı içtim (eskiden bende sevmezdim ama emzirme ile başlayıp sevdim.) 5. gün öğlen az yedim, akşam açlık. Ama miğde ağrısız, düz bir karınla uyanmak hoşuma gitti ve doktorumun dediği bu öneriyi araştırdım.
Bu işin adı Dinner Cancelling'miş ve bunu sadece kilo vermek niyetine değil, sonrasında bir yaşam biçimi olarak 'sadec haftada 1,2,3, veya 4 gün' uygulayarak sağlığınıza faydalı olabilirsiniz diye yazıyor.
Şimdi bununla ilgili birkaç not vermek istiyorum.
1) 17 öncesi asla abartılı yemeyim
2) 17 öncesi sakın normalinden de az yemeyin (metabolizma yavaşlar hiç kilo veremezsiniz)
3) Normal kilonuza ne kadar yakınsanız o kadar zor kilo verirsiniz. Yani çok kilolu insanlar daha hızlı kilo verirken,mesela 3-5 kilo fazlası olan için kilo vermek daha yavaş ilerler. (Bu genel bir bilgi)
4) Haftada 800 gramm ile 1kilo 200 gramm veriyorsunuz.
5) Belirli bir kiloyu attıktan sonra bunu haftada (yukarıda yazdığım gibi) birkaç kez yapın,geri kalan günleri (abartmadan!) normal yiyin.
6) Sabahları 10 kalın dilime kadar ekmek yiyebilirsiniz (nasıl/kim başarıcaksa! :) ).
7) Daha rahat uyuyor, mide, bağırsak, pankreas vb. gibi organlarınızı dinlendiriyorsunuz.
8) Bir davet,özel gece olursa mutlaka yiyin. Sadece sağlıklı ve mümkünse akşamları protein içeren yiyecekler tüketin.
Ben ilk iki hafta 1kilo 200 gramm sonra her hafta 1 kilo verdim. 2.haftanın 1 gününü,3 haftanın 2 gününü yedim.
5 haftada 6 kilo verdim. Şimdi sabahları dolu dolu kahvaltımı ediyorum. Öğlene tatlımı (baklava,browni,şekerli patlamış mısır yani ne varsa) yiyiyorum. Şu anda bunu haftada,kasmadan ve isteyerek 2,3,4 güne kadar uyguluyorum.
Biliyorum,şimdi fazla kalmadığı için 7günde yapsam o kadar kilo veremem. Ama kendimi çokk iyi hissediyorum.
Ve biliyorum çalışanlar için daha zor, ve biliyorum aileler bazen geç sofraya oturuyor ama inanın isteyince oluyor. Mesela eşimde artık akşam abur cuburunu kesti. Tek başına zevk almıyormuş. O sonunda bana ayak uydurdu. Ve benim kadar dikkat etmemesine rağmen 7 haftada 3 kilo verdi.
Benim bir arkadaşımın 54 yaşındaki babası 3 ayda 11 kilo verdi. Hatta amcamız başta zor gelir diye saat 19da kesmeye başladı. 2.ci hafta 18 sonra 17ye indirdi ve başardı.
Bugün 16:30da 2 tabak peynirli makarna yedim. Bu arada mide ağrısı çoktan geçti. Bazen akşam kalabalık olursak ve tatlısı tuzlusu varsa yine çok yiyiyorum ve tamam ağırlık olsada midem ağrımıyor/yanmıyor.
Bu yazılanları uzmanın değil, normal bir vatandaşın kaleminden okuyorsunuz. Amacım kimseye birşey öğretmek, öğüt vermek değil. Bunlar benim tecrübelerim. Belki bir faydası olur diye yazıyorum.
İnanın bu işe başlamadan önce bile, başlıyacağım gün aklıma gelince acıkıyordum. Moralim bozuluyordu.Ama başardım. Kendimi harika hissediyorum. Kızımı görünce kısa zaman önce doğum yaptığıma inanamıyorlar..
Umarım isteyen herkes başarır.
;)
Sormak istediğiniz birşey olursa mutlaka çekinmeden yazın. Hatta başlarsanız bana haber verin. Nasıl başladınız,nasıl gidiyor anlatın.  ;)
Bana genelde kilolarla ilgili tecrübelerinizi, yaşamınızı ne kadar etkilediğini, ne kadar yer aldığını, neler denediğinizi vs. yazarsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim.

Ekleme - Temmuz 2013
(Bir dönem bazı sorunlardan dolayı çok kilo alıp ne zaman bu formüle başvurmaya kalksam olmuyordu. Çünkü kalabalık bir ailenin akşam 19-20 gibi sofraya oturduğu bir hayatta bu şu anda benim için mümkün değildi.Bu durum beni mutsuz ediyor, yedikçe yiyiyordum. Bu girdabın içinden melek gibi karşıma çıkan bu güzel hatun kurtardı. Elimden tutuyor ve onunla tüm sorunlarımı aşıyorum. Eleştirmeden önce kendinizi benim yerime koyun.. Karşıma çıkan bu inanılmaz mucizenin hakkını en iyi şekilde vermek istiyorum.
Fakat her fırsatta yemeğimi erken yemeye gayret ediyorum. Bunun sağlıklı ve bedenimiz,organlarımız için iyi olduğu herzaman hekim ve uzmanlar tarafından belirleniyor. Eğer imkanınız varsa böyle yaşayın. Olmadı en azından haftada 1 defa 17den sonra yememeye bakın. Ben ilerisi için, yaşlılığım için :) bu yöntemle yaşamaya mutlaka devam edeceğim. Ama şu anda ne yazık ki benim için mümkün değil. )

ÖNEMLİ NOT: Dikkat LÜTFEN yorumlarınızı bu yazı altında değilde, BURADA paylaşın. Çünkü burada bırakılan yolumlar görünmüyor. Yazı altı kapasite dolmuş olabilir. Burada bırakılan yorumlar  maalesef çıkmıyor. Yorumlarınızı bu yazının DEVAMINDA bırakırsanız sevinirim. Teşekkürler

Bu kitabı okudunuzmu?

Siteye baktığımda neredeyse hiç kitaplardan bahsetmediğimi görüyorum. Tamam kızım olduğundan beri okumuyorum ve sinema'ya özel bir ilgim var (yine film biriktirdim,söz yazacağım) ama buraya kitap hakkında yazmamamın başka bir sebebi var. Bloglarda o kadar yazılıyor ki, :'ya boşver zaten birçoğu benimle aynı fikirde ve yorum yazmış birde benim yazmama gerek yok', diyorum. Bu kitap hakkında hiç bir yorum görmedim. Ben çok beğendim. Kitabın türkçesini okumadım fakat aynı güzellikte olacağına inanıyorum. Kitabın birde filmi var.Hemde sevdiğim oyuncu başrolde. Her zaman olduğu gibi kitap sonrası izlenen filmler biraz hayalkırıklığı yaşatıyor. Çünkü doğal olarak kitabın içinde yer alan detaylar,düşünceler filme sığmamış. Ben hep birşeyin eksikliğini hissediyorum filmi izlerken.
Neyse.. Anna Gavalda'nın dili etkileyici ve mutlaka o büyüyü hissetmeli insan.
Kitap Hakkında tüm bilgiler burada 
;)

Özel birisine

Bu güller ONUN için... İyi ki doğmuş, iyiki tanımışım onu.. Umarım prenseslerinle,sevdiklerinle daha çook uzun sağlıklı mutlu seneler yaşar.. KS

Tatilden & Bizden notlar..

Bugün ve geldiğimiz günden beri ailece bahçede baharın tadını çıkartıyoruz. Hem yorgunluğumuzu üzerimizden atıyor hemde 'sessizliğin' doğanın tadını çıkarıyoruz. Bizim bahçede geçen sene de bahsetmiştim 6 adet elma, kocaman bir kiraz ve kocamanın yanında küçük bir vişne ağacımız var. Ayrıca nane,sarımsak, çilek,kekik ve reyhan ve daha sayamadığım yeşillikler,havuç,patates,üzüm,fasülye vs.. var. Sağolsun özellikle kayınbabam ve annelerimizin sayesinde tüm sebze ve meyveler bol ve bakımlı.
Bahçeden yazıyorum ama Mado'nun Cevizli Tabağını da araya sıkıştırmadan geçemiycem. O nasıl lezzet,bayıldım. Mutlaka tavsiye ederim.Ben cevizi eşim Antep Fıstığını (ve Mado'nun Fıstıklı Tabağını) çok sever. Cevizi sabahları Nesfit Fruits'e, pilavlarıma,yulaflı meyveli yoğurt veya sütüme yada sade yerim.
Ve en son gelelim alışverişe: Kızıma bu sene en güzel cicileri LC Waikiki'den beğenerek aldım. Çok hoş,tam bize göre kokoş şeyler gelmişti.Bize göre de hoş şeyler vardı.Zara Kids ve LC Waikiki'ye mutlaka bakın derim. Birde Bloglarda hep Kadıköy Cuma Pazarındaki Kumaş Pazarından bahsedilirdi. Bizde kalktık taa Sarıyer'den Kadıköy Hasanpaşa'ya gittik. Tamam güzel kıyafetler vardı, ama kumaşlar beni hayalkırıklığına uğrattı. Benim eve yakın kumaşçıda uygun fiyata daha çok çeşit ve kaliteli kumaş var. Yani boşuna gitmiş olduk.. Ama markaların üretim fazlası çok güzel bluzlar bulduk..
Hmm.. daha çok varda şimdilik aklıma gelenler bu kadar..
Artık Eylül'e kadar tatil yok burdayım ;) . Sizler nasılsınız?

Tekrar Merhaba :)

Dönüşümü nasıl yazsam diye düşünürken sevgili Yurdanur'un sitesinde ve duygularıma uygun harika (yazısıyla ve) eklediği müzik ile merhaba demek istedim. :)
Bunu dinlerken beni (ve Yurdanur'un yazısını) okumanızı isterim.

Tatilimiz çok güzel geçti. İstanbul'dan biraz şikayetçi olsakda yazlıkda ailemle çok güzel bir zaman geçirdik. Uçağın iniş ve kalkış esnasında doktorum mutlaka kızımızın yutkunması gerektiğini bu yüzden içecek birşeyler vermem gerektiğini söyledi. Açıkçası biraz korkarak bu yolculuğa adım attım. Fakat huysuzluğu bırakın kızım gidiş dönüşte hiç uyanmadı bile. Evden eve gözünü açtı :) Kocaman gözlerle ve hiç yabancılık çekmeden annesinin sevdiklerine gülümsedi.Yüzünden tebessümü hiç eksik olmadı neredeyse. Neredeyse diyorum çünkü bir mekanda otururken 'Büyruun' diye bağıran mekan çalışanları tarafından uyandırılması ve gürültü kirliliği yaratan seçim arabaları dışında. Özellikle bu aralabar trafikde tam önünüzde ise yandınız! Bu nedenlerden dolayı İstanbul'da fazla kalmadık. Yazlıkda her sabah bahçede anneannemin kahvaltısı,bahçesinde yetiştirdiği sebze ve meyvelerden, reçellerinden,poğaçalarından ve daha sayamayacağım bir sürü nefis lezzetleri ile şımartıldık. Deniz'in kokusunu içimize çektik, bol bol yürüyüş yaptık. Musmutlu geri döndük..Biraz yolculuk yorgunluğu var üzerimizde.Aklımız sahilde,bahçede,ada'nın faytonlarında.. ;)