Yalnız Kutlanan Bir Doğumgünü

Gördüğünüz gibi miss gibi kahvenin dumanı üzerinde..

Muhteşem bir evdeyim. Her odası ayrı bir zamana aitmiş gibi, her köşesi özenle dekore edilmiş. Ev sahibi yüreğinin güzelliğini yansıtmış bu sımsıcak eve. Onu tanıyan herkes, onun yokluğunda bile bu şekilde cümleler sarfeder.
Kendisi benim en yakın arkadaşlarımdan biridir. Burada sıkça bahsettim kendisinden. Benden birbuçuk yaş büyük.
Bir kadının hayal edebileceği neredeyse herşeye sahip. 
Tek fazlalığı yalnızlığı..
Yani kariyer yaparken, aramasına istemesine rağmen uygun bir insan çıkmadı karşısına. Ailesi olsun çocukları olsun çok istiyor. Dilerim karşısına iyi birisi çıkar. Geçenlerde doğumgünüydü. Böyle özel günlerde 'yok ben yemem kusura bakma' diyecek kadar saygısız değilim. Hatta ben bile bir tatlı hazırlayıp götürdüm. Ben kızlarım ve o. Biliyorum üzgündü. Üzgün durmak da hiç yakışmıyor kendisine. O da farkında. Kimseyi çağırmamış. Oysa ki hem işi dolayısı ile hem kişiliği ile çok sosyal bir insan ama istememiş. Biz birbirimiz için Can Dündar'ın şiirindeki dostlar gibiyiz. Gece kalkıp hastanelere götürdüğüm, benimle dünyanın öbür ucuna gelmiş
bir gece gerçekten kapısını çaldığım bir dost. O çağırmasada ben giderdim doğumgününe :)
Kızlarım sağolsun kızın daha fazla durgun ve hüzünlü düşüncelere dalacak vakit bırakmadılar.  Hatta öyle ki, 'biz gidince oh be yalnızlık, sessizlik gibisi yokmuş diyeceksin! ', dedim espriyle :)
Ben keyifle kahvemi içerken bir baktım biri kafasında biri kucağında, kafaya doğru tırmanmakla uğraşıyor :)) Vallahi kılım kıpırdamadı. Şikayet ederse yanındayım diyerek sofrada ki güzellere verdim ilgimi :)) (hain anne!)
Biz o gün kızlarla oldukça neşeli, bol karbonhidratlı, bol kahkahalı bir gün geçirdik.  Birbirimize varlığımızın önemini hissettirdik. Güzel şey. Çünkü gerçek dostlar hayatımızdaki yokluğu tamamlayan puzzle parçaları gibidir..
İyi ki doğmuş ve iyi ki ona rastlamışım..



ve Can Dündar'ın Şiiri

Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın... 

"Nereden çıktın bu vakitte" dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; 
"Gözünün dilini" bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı... 
Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. 
Kucaklamalı seni güvenli kolları, 
...dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı... 
En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz... 
Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. 
Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. 
Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, "hak ettim" diyebilmelisin. 
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi... 
Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş... 
Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. 
Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş...



4 yorum:

  1. Doğum günü kutlu olsun arkadaşının... Sanırım anlamsız bir kalabalıktansa senin gibi bir tek dostu olması zaten imrenilecek şey... Bana sorarsan yalnız değil,şanslı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel dileklerin ve yorumun icin cok tesekkür ederim <3

      Sil
  2. Bol bol şeker, karbonhidrat ve iyi bir dost..! Gayet güzel bir doğum günü olmuş bence :) Mutlu yaşlar diliyorum arkadasına..

    http://modaperestt.blogspot.com.tr/2015/11/victorias-secret-fashion-show-2015-pink.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Haklısın, çok keyifli ve güzel oldu ;)

      Sil