Kitap Yorumu - Agatha Christie - Doğu Ekspresinde Cinayet

"Aslında, burada anlatmak istediğim, Agatha Christie'nin iki gece de, gözlerim pörtleyene kadar elimden bırakmadan, nefesimi tutarak okuduğum, tartışılmaz derecede iyi kitabı değil de, merhumun sebzeye olan düşkünlüğü..", 

diye kısa bir not düşerek anlatmıştım kitap hakkımda düşüncelerimi biraz espriyle karışık ;) . 

İlk dört gün içinde sadece elli sayfa okuyabildim. Bu da çocuklar,misafirler, derken fırsat bulamamdan dolayı uzadı. Neyse kısaca gelelim kitaba

Kitabın yazıldığı zamanı da gözönüne alırsak, yazarın zekasına hayran kalmamak (bir de kadın olunca tabii ayrı bir gurur duyuyor insan ;) ) Kitap ilk başta karakterleri tanıtıyor. Sonra karakterler belleğinizde canlanırken kafanızda her karakter hakkında bir fikir ediniyorsunuz. Derken olaylar gelişiyor , cinayet işleniyor.  Sonra yazar okuru güzel bir labirentin içinde bir oraya bir buraya gönderiyor tabiri caizse ;)
Katil oydu, buydu, yok şuydu, yoksa oydu, yok canım kesin o dur derken, nefesinizi tutarak okuyorsunuz. Sonu da müthiş. Yazar boşuna burada yazdığım unvanı almamış..

Okumadıysanız, ve polisiye macera seviyorsanız mutlaka tavsiye ederim.


Dipnot: (Agatha Christie bu kitabı 1933 yılında, İstanbul'da Pera Palas'da yazdığı söyleniyor. 
Kitap'da sık sık eski adıyla Tokatliyan, şimdi ki Grand Tarabya otelinden de bahsediliyor.)

1 yorum:

  1. güzel olduğundan eminim türk roman yazarı ahmet ümitin kitaplarını alınca bende böyle düşünmüştüm ama sonra düşüncemden utandım tek kelime ile muhteşem :))

    YanıtlaSil