Bir Çocuk Neden İntihar Etmek İster?

Şu anda belki de en mutlu olduğu yer bizim yanımız,
belki de başını koyduğunda huzur bulduģu yer anne ve babasının göğsü..Birgün bu değişecek biliyorum.. Asla ona ne şimdi ne de sonra: mutlaka her zaman yanımızda kalmalısın gibi sözlerle dolduramam, bu çok acımasız ve egoistçe bir davranış olur. Bir ihtimal ileride karşısına çıkacak muhteşem şansları böyle kötü bir vicdan azabı ile engelleyemem. Tabii ki gönlüm kal der, istersen nefesim senin olsun der: Ama benliğimin bütünüyle :Nerede mutlu,kiminle mutlu ve huzurlu oluyorsa orada kalsın isterim. Bizde bulduğu neşesini ve başta sağlığını asla yitirmesin isterim.. Ben sevgimi zaten yüreğinin en derinine gömüp de doğurdum...

Bu satırları instagram hesabımda paylaşmıştım. Fakat buna eklemek istediğim, beni çok düşündüren bir yaşanmışlık var. 
Benim ortaokul ve liseden beri tanıdığım bir arkadaşım var, bir üst sınıftan. Liseden ayrıldıktan sonra yıllarca görüşmedik, sonra tekrar birbirimizi bulduk.
Daha olgun, hayatın getirdiği ve adını tecrübe diye bir başlık altında topladığımız iyi kötü anlarla beraber daha anlayışlı olmuştuk. Bazen kendini korumak,kibirli olmakmış gibi gelir, ama biz yavaş yavaş, içimizi açtık birbirimize. En yara aldığımız konuları, en güçsüz olduğumuz noktaların üzerinde ki örtüleri kaldırdık. Aslında zayıf noktalarımızdır bizi birbirimize kenetleyen. Ve bazen o noktalar birleşince, o birlikten güçlük doğuyor.
Annesi arkadaşım 20li yaşların başında iken vefat etmiş. Kendisi çok geç sahip olunmuş tek çocuktu. Annesi dünyaya getirdiğinde kırkın üzerindeymiş. Rahmetlı teyze tabii ki aklımda ama bu detaylar değil. Daha doğrusu bilmiyordum.
Annesi çocukluğundan beri : sakın beni bırakma diyormuş. Sakın...
Bu sözü öyle benimsemiş ki, annesi ölünce o da ölmek istemiş.. 
Annesinin dışında iyi bir hayata sahip olan arkadaşım canına kıymak istemiş. Hatta öldü sanmış.
'Bana onun gidişinden sonra bu davranış o kadar normal geliyor ki, kaygılanan herkese şaşkınlıkla bakıyordum ', dedi.
Tabii ölümü normal görmesinin sonucu akıl hastanesine yatırılmasıyla sonlanmış.
Sonra bu vahim olayı birkaç kez daha denemeye kalkışmış. Zor bir terapi süreci sonunda, bunun 'normal olmadığını' kavrayarak hayata geri dönmüş..
Görüşmediğimiz yıllarda akla gelmeyecek yollardan geçtiğini duymak içimde duygu fırtınası yaşattı. Üzüldüm, ürktüm, şaşırdım haliyle.. 
!Asla çocuğunuza böyle şeyler söylemeyin!' diye tembihlemişti birkaç defa..

Bazen bizim düşünmeden ağzımızdan çıkan kelimeler bir çocuğun beynini nasıl bulandırdığını, belki de ömrünü mahvettiğini tahmin edemiyoruz.. Bu arkadaşım bugün hayatta olmaya bilirdi de..

Ama hayatta ve iyi.. 
Ne mutlu ailesine, sevenlerine.

Ne mutlu ki sende hayattasın..

2 yorum:

  1. Acı, üzücü; ama bir o kadar önemli ve anlamlı bir anekdot. Hayatta ve iyi olmasına çok sevindim...

    YanıtlaSil
  2. şuanda okuduğum romanda ben bunu düşündüm.
    her ebeveyn çocuğu için en iyisini ister ama cidden onları nasıl etkilediğini bilmiyoruz. daha bilinçli olmak gerekiyor.
    eminim annesi de böyle etkilediğini hiç düşünmemiştir.
    off çok etkilendim.

    YanıtlaSil