Belçika Gezisi (Videolu Bol Fotoğraflı)

Geçen haftasonu Brüksel'e gittik ailece ve bize eşlik eden kuzenimle. Aslında Brüksel'e yıllar önce de 2 defa gitmiş ama beğenmemiştim. Aklımda sadece

,



beton yığınından oluşan bir kent olarak kaldığı için sevmemiştim. 
Aklımda doğru kalmış. Gerçekten de genelde gri ve koyu renkli binalardan ibaret bir şehir.
İstanbul'da yeşil yok demeyin. Brüksel'i görünce İstanbul cennet gibi geliyor insanın gözünün önüne. Arkadaş bir tane mi yeşillik olmaz, ot bitmez, çayır büyümez. Sıfır. Kütüphane'nin orada 3 tane çalı görünümlü ağaç demeye şahit isteyen bakımsız 'ağaç' duruyordu, o kadar.
Ama bu defa gözüme güzel göründü Brüksel. Çok eski mimarisi, çikolata kokan sokakları ve 
Pierre Marcolini 'de mutlaka sıcak çikolata için ve fleur de sel karamelli eclair yiyin. Laduree'de macaron, Godiva'da truff deneyin.
Cafe Wittamer
Comic Cafe
Brüksel'e yolunuz düşerse mutlaka bu dükkana uğrayın. Vintage, retro tarzı ev, özellikle mutfak eşyaları var. 
Belçika Waffle'yı (sade! çikolatasız,sossuz) yemeden gözüme gözükmeyin! ;)


çikolata çikolata çikolata..pfff yak bi sigara..
Siyahların yerleşik olduğu bir sokaktan geçtik ve manavlar (arkada yeşil) pişirelerek yenilen, normal muz'dan büyük yeşil  muzlar, çeşitli patatesler vardı. Afrika mutfağından biliyorum. Üniversiteden bir arkadaşım 2 defa bize yemek yapmıştı. Farklı ama güzel..
İşte böyle.. Yinede Paris'mi Brüksel'mi derseniz Paris derim hiç düşünmeden.. ;)

1 yorum:

  1. Ben de Brüksel i hiç sevmemiştim. Bir daha gitmek isteyeceğim bir yer değil...ama yine gidersem yine görmek isteyeceğim masal şehir brugge olur

    YanıtlaSil