DIY: Tshirt Süsleme





7 yorum:

  1. Benim babam 1 eylülde vefat etti ama babanın gölgesini bilmek başka bir duygu .Sesini duymak ,yüzünü görmek, sarılmak öpmek çok çok farklı allah anne ve babamızı başımızdan eksik etmesin diyordum şimdi o varmış uzaklara gitmiş gibi düşünüyorum ve babam varmış gibi yaşıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başınız sağolsun, Allah sabırlar versin. O duyguyu çok iyi biliyorum.

      Sil
  2. :( ne derek diyelim anlayamayız ki biz seni:(
    yinede ailene sarılman çok güzel canım..
    bu tişörtte çok cici benim kızım da böyle şeylerle hiç tanışamıcak annesi beceriksiz çünkü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle deme, istersen çok daha güzellerini yaparsın. Yeter ki eline al ;)

      Sil
  3. ellerinize sağlık dantel ve aplike tutkum zaten bayılıyorum bir diğer tutkumda erol evgin :)
    ben küçük bir kızçocuğuyken erol evgine aşıktım, ilk aşkım o benim :) ben büyüyünce onunla evlencem derdim. bana onun evli olduğunu söylediklerinde hayır olamaz diye ağladığımı hatırlıyorum :)) hala tutkunmuyum pek sayılmaz. ortalıklarda görünmeyince bende unutmuşum...
    yazınızı baştan sona okudum. yorum yapmak istemiyorum. istemiyorum derken duygularımın yoğunluğundan kaynaklı. çok çok güzel ifade etmişsiniz duygularınızı... içten yazılmış çok anlamlı bir yazıydı sayenizde gözlerimin tozu gitti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin yorumunuzda beni hem gülümsetti duygulandırdı.. En azından Erol Evgin aşkımız ortak.:) Saygı uyandıran duruşu ile her yaşta insanların gönlüne taht kurmuş bir sanatçımız..
      Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiler

      Sil
  4. Canım benim, Allah sana, evlatlarına ve eşine güzel günler göstersin. Hayat böyle bir şey işte. Babasız büyüdüğün için yaralısın belli ama babadan babaya da yol var. Benim dedem (Allah rahmet eylesin, üstüne ağırlık çökmesin), etrafına, arkadaşlarına, konu komşuya çok selek, çok verici, çok sevimli bir adamdı. Ama vaktiyle belki alkolün dibine vurduğundan, ailesine pek de öyle başkalarına davrandığı gibi davranmazmış. Eziyet derecesinde. Sofralar mı devirmemiş, kırmış, dökmüş falan. Ama annem, dayım ve teyzem ona hep sahip çıktılar. Bir baba olarak o belki evlatlarına görevini layıkıyla yerine getiremedi ama evlatları ona görevlerini fazlasıyla yaptılar. Bizleri de çok severdi. Buna rağmen sevgisiyle korkusunu birarada taşırdık yüreğimizde. Koca kadın oldum, hala daha tırnağımda oje görürse dedem kızar diye korkardım. Canı rahmet istedi, Allah huzur versin daimi mekanında. Bunları şunun için yazıyorum: Elbette senin babacığını tenzih ediyorum; babanın varlığı bazan insanın hayatını örseliyor. Annem ve dayım hayata karşı çoğunlukla tedirgin, gergin, annem karamsar, dayım gardını almış vaziyette büyümüşler. Bence psikolojilerinin bir yanı arızalı ve düzelmesi imkansız. Gerçi güvenilecek bir baba olmayınca dayım hayatını tırmalaya tırmalaya kendisi kazanmış, bu da kötüden iyi çıkması sayılabilir:) O zamanlar boşanma olsaydı, anneannem kardeşlerinin el üstünde tuttuğu bir abla olarak evlatlarını da iyi yetiştirirdi, baba katkısı zaten belki de yoktu. Yani demem o ki, babalı her çocuk şanslı olamayabiliyor.
    Gelelim Erol Evgin'e:)) Ben onu baba olarak istemedim hiç, adama aşıktım ayol:)) Bu ülkede yaşayıp da (senin için fazla büyük elbette, hatta benim için bile büyük) bu kendi güzel, ruhu güzel adama aşık olmayan kadın var mı ki?

    YanıtlaSil