İçimden geldiğim gibi ,Hayat'dan kısa kısa

(en sevdiğim çiçekler)
Haftasonu çok yoğun yorucu ama güzel geçti. İnsanın etrafında güzel dostları, hemde kan bağı olmadan bu kadar sevecen insan olması çok güzel. Beni bu zamanda nasıl mutlu ediyorlar anlamatam. Herkese manevi mutluluklar dilerim..
Eskiden herkesi tanımak bir marifetti. Sonra yirmilerin başında tecrübelerle bunlar elenmeye başladı. Ben herkese iyi düşünürken bazılarının beni kırması ve iyi niyeti saflık diye algılamasına kırıldığım oldu. Neden neden bu kötü diye kafa yordum.  Sonra anladım ki Bucanni 'nin buradaki postunda yazdığı gibi hayatta iyi ve kötü insanlar var. Bunlar değişmez. Ama ne kadar gaddar veya zalim diye söylemlere bakmadan, hiç düşünmeden genişçe bir eledim. Aman boşver, yok kan bağıdır, yoksa tarafdır şudur budur demedim. O benim kan bağımsa ben dış kapının dış mandalı değilim dedim. Sonra bir baktım ki elekten geçen çok, geriye kalan neredeyse hiç yok :) Elekten elenenler birbirlerinin arkasından atıp yüzyüze eğleniyorlar. Yok dedim bu bana göre değil. Geriye kalan birkaç dost ise okulu bitirip hayat mücadelesine daldı. İlişkilere başlandı, evlenildi sorumluluklar geldi derken görüşmeler bazen telefonla sınırlı, yanyana gelmeler ayda yılda bire dağıldı.
Hayat bir yol gibi işte yürüyoruz.
Sırf kalabalık olsun diye sorunlu, kompleksli,yorucu insanlarla görüşmeye kalkmadım. Zaten çekirdek ailem, canım eşim bana yetiyordu. İşte sonra yoluma benim gibi eleyen ve yoluna yalnız devam eden, benim gibi maddi manevi ayırt etmeden dost gibi dost arayan insanlarla karşılaştım. Hemde beklemediğim zamanlarda. Dışarıdan bakınca özenilecek hayata ve başarılara sahip insanlarda vardı. Buna değer verenlerin, başarılarını çıkar olarak bakan zamanında elenmiş insanların yağcı yaklaşmaları ile karşılaştım. Neden o insanlar tarafından tercih edildiğimi anlamadılar. Herşey dünya için, dostluk önemli. İşin sırrı bu. Ama bunu anlamayan tipler (ki bu çoğunluk) debelenip durdular etrafımda.
Sonra yeni dostlarım benim ben onların kıymetini senelerdir bilir olduk. Birinin yardıma ihtiyacı oluyorsa elindeki imkan ve becerileriyle zaten bir diğerinin sonuna kadar yanında oluyor. Bazen sadece elini tutuyor, herşey düzelicek diyoruz. Bu kadar.. Bazen bunun karşılığı paha biçilmez bir iyilik, veya üşenmeden yapılan bir çaba oluyor.
Bazen bütün dünya kötü olabiliyor insanın etrafında. İnsan kendine ve etrafına dürüst olduğu, yalnız ve çıkmazda kaldığı anlarda bile dimdik duruyorsa bir gün o iyilikler mutlaka geri dönecektir. Yapılan her iyilik, bir müjde, bir talih, bir sıhat veya iyi bir dost olarak geri dönüyor birşekilde. Hayatta hiç birşey tesadüf değil. Hayatımıza giren herkesin, yaşanan her olayın bir sebebi var. Dilerim ki herkes tecrübeleriyle olgunlaşıp kimsenin hakkını yemeden yolunda dimdik devam ederken kendi gibi insanlarla karşılaşır.
 ;)

Son olarak Can Dündar'ın sevdiğim bir şiirini eklemek istiyorum.

Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın......
"Nereden çıktı bu vakitte" dememeli,Kaynakwh:
gece yarısı yataktan fırladığında;
Gözünün dilini bilmeli,dinlemeli,
sormadan söylemeden anlamalı....
Arka bahçede varlığını sezdirmeden
mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi
köklenmeli hayatında;
Sen her daim onun orada olduğunu hissetmelisin.
İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli,
kovuklarında saklanabilmelisin.
Kucaklamalı seni güvenli kollarıyla.
Dalları bitkin başına omuz,
yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı....
En mahrem sırlarını verebilmeli,
en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin;
Gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz.
Onca dalkavuk arasında bir tek o,
Sözünü eğip bükmeden söylemeli,
yanlış anlaşılmayacağını bilmeli,
alkışlandığında değil sadece;
Asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.....
Övmeli alem içinde,baş başayken sövmeli
övdüğünde de sövdüğünde de
bunun iyilikten olduğunu bilmelisin:
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının;
günahlarının yegane sahibi.
Seni senden iyi bilen,
sana senden çok güvenen bir sırdaş,
göz bebekleri bulutlandığında fırtınayı sezebilmelisin.
Ve sen ağladığında onun
gözlerinden gelmeli yaş....
Yıllarca aynı ip üzerinde çalışmış,
iki trapezci koluna girebilmeli.....
Parkurun bütün zorluklarına rağmen
DOST"luğumuzu koruyabildik,
acıları birlikte göğüsledik ya;
Yenildik sayılmayız diyebilmeli.....
Issızlığın yalnızlığın en koyulaştığı an da
küçük bir kağıda yazdığımız
kısa ama ümit var bir yazıyı
yüreğe benzer bir taşa bağlayıp
birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz.
Bunu da aşacağız.
İmza
bir Dost...
CAN DÜNDAR

7 yorum:

  1. Hepimiz kimi arkadaşlarımızla yol ayrımına gidebiliyoruz.Aslında bunun en güzel örneği yüzüklerin efendisinde verilir.Frodo kendisine yol arkadaşlığı yapan ve her türlü engeli birlikte göğüslediği Sam hakkında bile şüpheler duyar.Ama gerçek dostluk tüm sınavların üstesinden gelmelidir.

    İnsanın eşinin en iyi arkadaşı olması kadar güzel bir şey yoktur bu hayatta.Yakında evleneceğim insanda en çok bunu aradım arkadaşlığını,sırlarımızı paylaşmayı ve hep güvenmeyi.
    Ben de bugün bu yazdıklarınız konusunda düşündüm,aklım takıldı bazı şeylere,çalışamadım.Çok sevdiğim bir arkadaşımdan olmadık bir davranış gördüm..Şaşırdım.Ancak şu an hepsini içime sindirmiş durumdayım.Oluyor böyle şeyler.Ama hayat bu işte yine de insanlarla güzel :)

    YanıtlaSil
  2. çok güzel anlatmışsın duygularınız arkadaşım, sana katılıyorum...

    YanıtlaSil
  3. Yurdanur herkes hata yapar. Ama önemli olan kasıtlı yapmamak. Bazı insanlarda var, gerçekten kalp kırarlar ama gelip samimi birşekilde, yani adam gibi özür dilerler. Ben özrü ağzında sakız yapıp kötü olmaya devam edenleride onları 'aman nolmuş o da şöyle böyle ' diyerek destekleyenleride eledim.
    Dilerimki evleneceğin insanla bir bütün olursunuz ;)

    İki dirhem bir çekirdek
    teşekkür ederim yorumun için ;)

    YanıtlaSil
  4. Canim benim,
    insan kücük ya$larda tecrübesiz oluyor, bu yüzdende etrafindaki arkada$ sandigi insanlara hak etmedikleri degerden fazlasini vere biliyor.
    Ama zamanla olgunla$iyorsun, tecrübe kazanmaya ba$liyor ve cevrendeki insanlara ona göre davraniyorsun.
    Bu yüzden bende...bir kac seneden beri bana, ruhuma zarar vere bilecek insanlari hayatimdan uzakla$tirdim.
    Beni cikarsizca seven, kiskanmayan..az ve öz olan..iyi kalpli gercek dostlarimla cok daha huzurlu ve mutluyum..buna ni$anlimda dahil:)

    Annem iki karde$ime ve bana kücüklügümüzden beri hep $unlari nasihat eder: Iyi olun! Kimsenin hakkini yemeyin! Dürüstlükten vaz gecmeyin! Kötüye kötülükle kar$ilik vermeyin der!
    Allah hic bir$eyi... kötülügüde,iyligide kar$iliksiz birakmaz...buna cok inanirim ben!

    Kusura bakma Evrencim, yorum panelini biraz bencilce davranip doldurdum...ama icimi dökmeme vesile oldun bu yüzden sana te$ekkür ederim.:)

    Allah herkezi gönlünü yüregini dolduracak, zengile$tirecek insanlarla kar$ila$tirsin...

    YanıtlaSil
  5. Birsencim çok güzel yazmışsın ne kusuru. Yazdıklarına harfiyen katılıyorum. Ne ilginç aynı nasihatları biz çocukken annemde hep derdi. Öpüyorum canım ;)

    YanıtlaSil
  6. tesbitleriniz ne kadar doğru zaten blogun ismi ilk anda gönlümü çaldı vintage olan yerde varım

    YanıtlaSil
  7. Güzel yorumun icin tesekkür ederim Neval.Hosgeldin ;)

    YanıtlaSil