Bir unu birde insanı eledim..

Zaman çok çabuk geçiyor değil mi..

Uzun süredir görmediğim bir insana rastladım geçen sene bugünlerde. Çok samimi değildik ama eski anıların, ortak dostlarla geçen güzel zamanların adına sarıldım ve olmayan vaktimden vakit ayırdım ona.

Biraz sohbet ettik ve bana hayatımı temizlediğini söyledi. Nasıl dedim?
'Aydınlığı son kez gördüğümü sandığım an yaşamım gerçekten gözümün önünde canlandı. Ne kadar çok b...tan adam varmış diye hayıflandım..Ve herşeyi atlatınca sahte insanları hayatımdan çıkarmaya karar verdim', dedi.
Eve geldim. Aşkım Pizza yapıyordu..
Eşim unu elerken, üstte kalan topakları çöpe attı. O akşamı tam olarak hatırlamıyorum. Sadece beyaz yakalı tanımadığım bir adamın sesli bir şekilde adımla bana seslendiğini anımsıyorum..
Günler sonra uyandım. Aylar sonra ayağa kalktım.

O arkadaşla geçen konuşmamız, eşimin elediği un, ve geriye kalanı çöpe dökmesini düşündüm.
Hayatımda çöpe atılması gereken insanlar gözümde sıralandı bir bir. Bir anda herşey bitebilir. Zaman kaybetmetmenin ise hata olduğunu anladım.
Ben bu dünyadan çekip gitmeden onlar benim hayatımdan çekip gitmeli dedim. Nedense hiç zorlanmadım. En inatçısının bile vicdanıma giden yola uzanamamasına şaşırdım.

Ve anladım ki, bir insanı sevmek, onun desteğini, verdiği gücü hissetmek için yanında olması gerekmiyor. Bazen bir yabancı, en yakınından daha iyi olabiliyor.. Yabancı diye adlandırılan en yakının, en anlayanın, kısaca 'en' lerinden biri olabiliyor..Onun ne okuduğu okul, ne bildiği dil önemli. Ne de memleketi..Sevgisini hissettiriyorsa eğer..En zor anında sana ışık tutabiliyorsa eğer..
İşte böyle bir dostum var benim.. Yüreği çook büyük onun.. Herkese sevgisi yetecek kadar..
Bu çiçekler ona.. Özel gün falan değil. İçimden geldi sadece...
(bizim bahçeden :) )

0 Kommentare:

Yorum Gönder