Vintage Dergilerim 1957-58

Twitter´da yazmıştım heyecanımı: 11 adet Vintage Dergim geldi :)
1957-1958 yıllarından..
hepsi birbirinden güzel ve
sadece kalıpdan oluştuğu için ince bir dergi..

Bu kadar sene geçmiş üzerinden,neredeyse anneannemin çocukluğuna denk gelen senelerden ve inanılmaz iyi dayanmış.Sararma dahi yok?! :)
Resimlerin devamı gelicek ;)

Kayısı Kavurması

Önceden yazdığım gibi fotoğraf makinam bozuk olduğu için günlerdir keyifle bloga birşeyler ekleyemiyorum.Umarım kısa zamanda elimde makinam,yüreğimde heyecan,hevesle klavyeme sarılırım. Ama yinede yılmak yok. Bu tatlıyı kayınvalidem sık yapardı geçen gün de biz denedik. Onun elinden yemek ayrı güzel ama bu da onun kadar iyi oldu.
Yarım kilo kuru kayısı, yarım bardağı 1 parmak geçmiş şeker, yarım bardak su ve 2 kaşık tereyağı.
Üzerine: Dövülmüş Ceviz
Kayısılar ılık suda yıkanır.Yağ tavada kızdırılır ve kayısılar içinde 2-3dakika kavrulur.Şeker ve su eklenir ve orta ateşte suyunu çekene kadar (tam kurumasın yine de) pişirilir. Üzerine iri dövülmüş ceviz serpiştirilir ve ılık servis edilir. Afiyet olsun.

(Ve yine inanılmaz güzel dergilerim oldu,önümüzdeki günlerde paylaşacağım ;) )

Bizim Yenge - 2

Burada bizim Yenge'den bahsetmiş ve haftayı bekleyeceğimizi yazmıştım. Gerçekten böyle güzel bir kadro varken ve hikaye böyle güzel başlamışken yapılan değişiklik tam bir fiyasko olmuş. Senaryo dili basitleşmiş, önceki ince esprilerin yerine amatör espriler almış. Üzüldüm gerçekten. Karakterler değişmiş mesela. Kılıbık bir Adem abi, kendinden emin ve zeki iken çaresiz ve saf bir Mehpare hanım, cadı bir Zeyno, çekinirken bir anda cıvıtan Gazanfer..daha sayıyım mı? Bu senarist değişikliği maalesef diziyi bitirmiş. Ve ne yazık ki artık Bizim Yenge'nin imitasyonunu izliyoruz...

Şeker denemeler (Dikiş)

Bu resmi yeni ceptelefonum ile çektim. O yüzden tam istediğim gibi olmadı açıkçası. :/ Çünkü tamirde makinami iyice bozan ve bunu düzeltmek yerine hala para isteyen Canon sayesinde makinasızım. Canon bundan sonra sana yaka silkip tövbe ediyorum.Bu son olsun senden birşey alırsam.
Gelelim resimdeki telefon kılıfına :) Bunu yeni telefonum için diktim. Şeker Cupcake ile süsledim.Sadece bir deneme bu. Umarım daha da iyi olurum. ;) Yine puantiye ve yine renkli oldu. Kumaşlar 100% Pamuk. Astar kumaşı kahverengi ve arasına elyaf koyup diktim.
Şimdi çayım elimde bu yazıyı yazıyorum ;) Herkese huzurlu ve mutlu bir akşam diliyorum.. (Çayın yanında ne var twitter'da paylaştım.Burda da yazarsam vicdanım iyice rahatsız olucak u.U )

Puantiye aşkına

Aslında son yazımdan sonra uzun bir zaman (=1 -2 saat ama, bu tüm evi karıştıran bir çocukla uzun bir zaman sayılır) dikiş makinamın başında geçirdim.Fakat hala fotoğraf makinam bozuk olduğu için paylaşamıyorum diktiklerimi.
Puantiyeli kumaşları seviyorum, bunları yine çok sevdiğim çiçekli kumaşlarla birleştirerek birşeyler dikmeyi daha çok seviyorum. Bu resim önceden çekilmişti. Şu aralar tunikler,kuzuma pantolon ve etek diktim. Şimdi ona bir oyuncak dikmek istiyorum ama tam olarak nasıl birşey olacağına karar veremedim.Kafamda birçok şey canlandırıyorum, mesela Ali Baba'nın Çiftliğini söylerken ve resimlerde hayvanları anlatırken en çok at'ı seviyor :) Karşılıklı gülüşmeyi,şarkı söylemeyi,oynamayı zıplamayı çok seviyoruz, komik birşey mi olsun diyorum yoksa...kız çocuğu kız bebek mi olsun ....düşüncelerim bu yönde ama tam olarak net değil .. ;)

Bizim Yenge

Bizim evde acıklı,gergin dizi izlenmez. 'Çocuklar Duymasın'ı neredeyse çocukken izlerken bugün de aynı tadı yakaladığımız için devam ediyoruz. Eskiden hayal meyal hatırlarım 'Perihan Abla' ,  ve TRT'de 'Bizimkiler izlenirdi . Bizim Yenge ise hem bir aile dizi dizisi hemde sevdiğimiz oyuncuları bir arada topladığı için keyifle izliyorduk. Geçen zamanlarda 19.11.2011'de yayınlanacak bölümün yeni bir senaristin kaleminden çıktığını okudum twittterda. Bunu bilmeyen bir izleyicininde değişikliği anlamış olacağını düşünüyorum. Okurken samimiyetime inanmanızı istiyorum, eleştirilerimizin iyi niyetle olduğunu bilmenizi isterim ^_^ 
Şimdi eve gelsem, annemin, eşimin,kardeşlerimin,teyzelerimin ve tanıdığım aile bireylerimin karakterleri tamamen değişmiş olsa nasıl tuhaf karşılarsam aynı şekilde bu dizideki değişimide hoş karşılamadık. Ağır abi olarak bildiğimiz Adem abinin Zeyno ile atışmalarını keyifle izliyorduk, hop diye evlendiler. Evlensinler tamam, ama ağırlık bir yana oyuncu aynı iken karakter tamamen değişti. Öyle ağır bir insan masada eşiyle öpüşmeye yakın pozlar verir mi ailesinin yanında?
Otoriter Mehpare hanım'ın otoritesi uçup gitmiş,biraz kendi halinde. Yani sahneleri silik ve az..Zamanı doldurmak için portakal suları eklenmiş, yani heyecanın sürekli yukarıda olduğu dizi olmaktan çıkmış. Eskiden çay almak için reklamı beklerdik, veya koşa koşa doldururduk bardaklarımızı.Ama şimdi herkes çayını dolduruyor,dolaplarda birşeyler arayıp geliyor falan. Bir dizide senarist değişiyorsa bence köklü değişiklik yapmak yerine o çizgiye, ve özellikle karakterlere sadık kalınmalı bence. Yoksa büyü bozuluyor ne yazık ki :(  Limon satmanın taksicilikten daha iyi para kazandığı düşüncesi pek ütopik. Biraz hayalkırıklığı, biraz kaybolan heyecan olsada izlemeye devam edeceğiz. Umarız düzelir. Umarız eski senaryoya sadık kalınır. Konular daha gerçekçi ve karakterler eski haline döner. Şimdi Cumartesi akşamını bekliyoruz ;)


Not: Annem diyor ki: Belki bizim değişime alışmamız lazım o.O

Pazar'dan Alışveriş

Bu yeşil kazağı ve Turuncu hırkayı geçen hafta Pazar'dan almıştım tanesi 6liraya. Acaip bir vintage havası var. Ve yumuşacık hemde sıcak tutuyorlar. Arada bir Pazar'a uğramak lazım değil mi ;)

Bizim Pazar'ımız uzaktan akrabamız olan Melisa'nın oyun arkadaşınun doğum günü partisi ile renklenicek. Çok tuhaf..artık kızımın arkadaşlarının doğum gününe katılıyorum. 1 yaşına basıcak olan prensesin annesi de çok heyecanlı,dün telefonda konuşurken anladım. Bu heyecan önümüzdeki ay bizi de bekliyor..
Herkese keyifli bir Pazar diliyorum ;)

Kışa en çok ekose yakışır

Buradan hatırlarsınız bu kumaşla şal yapmıştım. Bunuda yine kalın ve koyu renklerin üzerine giymek ve kışı biraz olsun aydınlatsın diye diktim.
Aslında bu aralar blogu ilgilendiren yeni bir projeye başlıycaktım ki Canon makinam arıza çıkardı..
Omuz kısmı A kesim bu çalışma çekilen son karelerden.
Nasıl buldunuz sorusu dışında birşeyi daha sormak istiyorum: Sizce bu ara bloglar nasıl gidiyor? Sanki hepimizde bir enerji düşüklüğü var gibi,yoksa yanılıyormuyum emin değilim. Soğuk havalar buralarıda vurdu galiba ;) Herkese güzel ve  keyifli bir haftasonu diliyorum.

Burda Dergisi Aralık 2011 sayısı


Aynı kumaştan yine bir tunik diktim ;)

Aslında bunu sabah yayınlayacaktım fakat bugün kalabalık bir arkadaş grubunu ağırlayınca günüm mutfakta geçirdim. Ama değdi. Çok güzel ve eğlenceli geçti. 8 bayan 2 çocuk hertelden bir ses duyuldu. Ve hiç yorulmadım.Sağolsun kızlar beni hiç kaldırmadılar. Bende onların yoğun iş temposundan dolayı sık görüşemediğim ama sık sık yazıştığım ve gönülen bağımızı koparmadığımız dostlarımla hasret giderdim. Kızım şaşırdı,şımardı ve çok eğlendi.
Ve bir gün daha geçti bitti ;) Umarım sizin gününüzde güzel geçmiştir. Kumaştan arta kalanı ile etek dikmek isterdim ama yetmezdi diye bunu yaptım. Bu nasıl olmuş?

Kışlık Ekose yün ve dantelli tunik diktim

Bu aralar etrafımda hasta olmayan yok.Grip,burun akma,öksürme, halsizlik ne ararsanız var. Bende hastaydım ama benimkisi 24 saat sürdü. Anne olunca hasta olamıyorsunuz, kendinizi bırakamıyorsunuz. Demek ki bu tip hastalıkların büyük bir yüzdelik payıda psikokoljik :) Neyse ki kızımın sadece burnu kapalı,göğsü ve kulakları temiz. Fışfış yapmasını becerebilse daha iyi olucak ama daha küçük olduğu için bilmiyor kuzu.Bol bol su içiriyoruz ve bodysine menthol damlatıyoruz,bu sayede burnu açılıyor ve keyfide bozulmuyor :)
Umarım sizler iyisinizdir. Hasta olanlara da geçmiş olsun.
Bu sıcak tutan,yün,ekosa kumaşı gördüğüm anda çok beğenmiştim.
Kışa yakışır ama biraz da şık olsun istedim. Papyonuda kalan bir parça kumaşla farklılık yaratsın diye ekledim :) Danteli Kadıköy Pazarından almıştım. :) Karanlık olmadan resimi çeken birini bulunca biraz aceleye getirdim.Aslında altına boyunlu,uzun kollu,pamuk bir shirt veya ince bir kazak yakışır.Yani dışarı çıkacak hali ile hayal edin. Nasıl olmuş? ;)

Asos´tan alışverişim

Uzun zamandır kış için güzel bir Palto arıyordum. Tam istediğimi Zara, Mango, H&M gibi mağazalarda bulamadım. Ve tam da o gün karşıma Asos'un bu paltosu çıktı. Aldım ve 7 gün sonra elimdeydi. Harika oturdu, yani resimde durduğu gibi ve kumaşıda oldukça iyi, yani kalitesiz değil. Sizde benim gibi mağazalarda aradığınızı bulamazsanız Asos'a bakın derim ;)

Kışın bileklerimiz üşümesin diye diktim ^_^

Bu bileklikleri dikerken hem şık hemde sıcak tutmasını istedim.
Polar kumaşın üstüne beyaz puantiyeli kırmızı pamuk kumaşı diktim.
Üzerine de dantel fisto diktim. Nasıl olmuş?

Herkese güzel ve huzurlu bir haftasonu diliyorum ;)

Vintage Dergilerim

Dergilerimle ilgili birçok kez mail alıyorum. Bende fırsat buldukça eklemek istiyorum. ;)
bu dergi Haziran 1962 senesinden

güncel tasarımların izlerini taşıyor birçoğu ;)

Vintage Shop´s 2

Kaynak : berniedexter

Vintage Shop´s

Kaynak: Rock a Billy

Kaynak: adorevintage

Kışa hazırlık: Ekose şal diktim

Umarım sizlerinde bayramı mutlu geçiyordur. Bizler dualarımızla Van'da, kalabalık ailemizle geçirdik bayramın ilk gününü. Kızım kuzenleri ile oynarken bizde gelen gidenleri ağırladık. Büyüklerimize gelen giden de çoktu bizim dışımızda derken günü akşam ettik. Bugün bizim ziyaretlerimiz devam edicek. Kızımın uykusunu beklemekteyiz :)
Bu şalın dışı ekose pamuk içi kırmızı polar. İki defa dolanması için uzun yaptım,ve sonuna kahverengi pamuk bant diktim. Şimdi soğuk günlerde ısıtmayı bekliyor ;)

Bayramınız kutlu olsun

Tüm sevdiklerinizle beraber, mutlu,huzurlu bir bayram geçirmenizi dilerim.

Mutfağımdan Kareler..

...

...

...

Kuzuma ekosa polar pantolon diktim ve kuzulu günlerim..

Şu hale bak! Bu pozu yakalamak için kaç poz çektim sormayın. Yerinde durmak nedir bilmiyor. Fazla oyuncak almayın demişti Pedagog arkadaşımız (adı Anna bundan sonra o direk ismiyle yazarım ;) ) Ve iyi ki söylemiş, çünkü oyuncak dışında herşey ilgisini çekiyor. Mesela kumanda, özellikle anneanne ve babaannenin sesinin geldiği, ona şarkıların söylendiği telefonlar. Sonra saksılar,mumluklar,vazolar. Son cümlede saydıklarımın hepsi kalktı. :) Yerine evde bıcır bıcır emekleyen, pek bir heyecanlı bir melek esiyor,yelleri de kovaladı çünkü.
Bizim ev doğanın içinde diye yazmıştım,yani şehir merkezine 12 dakika ama orman kenarı.Ve burada kışlar soğuk olur. (Diyorduk ama şu aralar havalar 15-20 derece arası gidip geliyor) Bende bu ekose polar kumaşı aldım ve kızıma burada yaptığım gibi yaptım ve tek fark paçalarına da lastik geçirdim ve anneannemin yazın verdiği dantel fistoyu diktim. Hani şöyle vintage hava katsın diye :) Şimdi gelsin kış!
Emeklemediği zaman masanın etrafında dönüyor hanfendi..